|
Bu Yazı İçin Yapılan Son "100+" Yorum Aşağıda Sıralanmaktadır. Yorumlarınız Bize Yol Gösteriyor. Yorumlar İçin Teşekkürler. YORUM YAZ
353. Yorum .
352. Yorum
->Yazan :
ayse melek
->Yorumu: çok güzel bir site yapmissiniz bu siteyi yapanlara tesekkür ediyorum.
herkezede öneriyorum..
351. Yorum
->Yazan :
hakan
->Yorumu: bence bu site harika çünkü tüm ögrenciler kendi bildigi seyleri
baskalarina paylasiyo ama baska sitelerde bir sey yaziyolar herkez ona bakiyo
ben kendi sorumun cevabini bulamamissamda yinede bu site harika.
350. Yorum
->Yazan :
asliii
->Yorumu: gerçekten güzel bilgi yarismasinda burdan sormuslardi. ve sinifimi 2.
yaptim tesekkürler..
349. Yorum
->Yazan :
6/a sinif baskani
(isim yok)
->Yorumu: site asiri güzel ama ben ödev yapiyorum ve küçügüm daha bunu okurken
sıkılırım yani bu liselere göre benim için agir ama emege saygi çok emek
harcamissiniz bu arada ben onur.
348. Yorum
->Yazan :
ceylan
->Yorumu: gerçekten çok yararli bir site herkese tavsiye ederim.
347. Yorum
->Yazan :
MISAFIR
->Yorumu: Sitenin bilgileri çok isime yaradi.Ama bir daha yazmak zorunda kalmak
beni biraz daha yordu... Siteniz çok güzel.Basarilarinizin devamini dilerim....
346. Yorum
->Yazan :
ECE
->Yorumu: SPR BNC HARIKULADE THANK YOU.
345. Yorum
->Yazan :
NURGÜL
->Yorumu: BEN BU KADAR YORUMLARI NE ZAMAN OKUYABILIRIM :)))))).
344. Yorum
->Yazan :
Ray.!
->Yorumu: BABA BÜYÜKSÜNÜZ SITE KRAL saolun.
343. Yorum
->Yazan :
SAKIR
->Yorumu: ARKADASLAR HERKESE ÖNERIYORUM SÜPER BIR SITE.
342. Yorum
->Yazan :
Seren
->Yorumu: Hiç ödev yapmazdim bu site sayesinde ödev yapiyorum ;) :) <3.
341. Yorum
->Yazan :
Ceyda
->Yorumu: hayran olarak bu siteye giriyorum.
340. Yorum
->Yazan :
aysegül izgüden
->Yorumu: : ÇOK GÜZEL BIR SITE BEGENDIM..
339. Yorum
->Yazan :
Ceren
->Yorumu: ödev isime çok yaradi ,biraz uzun geldi. Ama gerekli bilgilere ulaç.stim
yazana çoooooooooooook sagolun.
süper olmussssssssssss.
338. Yorum
->Yazan :
elif s.
->Yorumu: gerçekten ben çok begendim. ayrica ögretmenimde çok begendi. çok
sagulun..
337. Yorum
->Yazan :
...
->Yorumu: ALLAH'IM bu ne kadar yazi ben bu yazini neresinden basliyim yazmaya
offf.
336. Yorum
->Yazan :
melike
->Yorumu: furkan güzel bisey yaptinimi saniyorsun.
335. Yorum
->Yazan :
ALI
->Yorumu: BU SITENIN YAPIMINDA HAKKI VE EMEGI GEÇEN HERKESE TESEKKÜRLER.
334. Yorum
->Yazan :
azra
->Yorumu: çook yarali oldu sinavdan 100 aldim.
333. Yorum
->Yazan :
cem
->Yorumu: hocalarin nerdeyse hepsi burdan soruyooo.
332. Yorum
->Yazan :
eren
->Yorumu: öncelikle siteniz çok güzel biz ögrenciler bu sitede istedigimiz gibi
yararlaniyoruz ben bu siteyi sinif arkadaslarima da önerdim onlarda bu siteden
çok iyi yararlaniyorlar ve çok güzel oldugunu söylüyorlar.sinavlara bu siteden
çalisiyoruz bize bu imkanlari verdiginiz için çok tesekkür ederiz.ellerinize ve
emeklerinize çok tesekkür ederiz ..
331. Yorum
->Yazan :
QWEQWE
->Yorumu: ÇOK GÜZEL BIR SITE BEN ÇOK BEGENDIM :).
330. Yorum
->Yazan :
aynur
->Yorumu: Çok harika.Ben çok begendim.Süper yapmislar. bu sistemde kolaylikla
ödev yapiyorum.
329. Yorum
->Yazan : buse
->Yorumu: çok güzel olmus Allah razi olsun.
328. Yorum
->Yazan :
SARA
->Yorumu: ÇOK GÜZEL BIR SITE BEGENDIM.
327. Yorum
->Yazan :
deniz
->Yorumu: öncelikle siteniz çok güzel biz ögrenciler bu sitede istedigimiz gibi
yararlaniyoruz ben bu siteyi sinif arkadaslarima da önerdim onlarda bu siteden
çok iyi yararlaniyorlar ve çok güzel oldugunu söylüyorlar.sinavlara bu siteden
çalisiyoruz bize bu imkanlari verdiginiz için çok tesekkür ederiz.ellerinize ve
emeklerinize çok tesekkür ederiz ..
326. Yorum
->Yazan :
ceren
->Yorumu: site mükemmel site güzelse yazi da güzel.
325. Yorum
->Yazan :
gizemli kisi
->Yorumu: çok iyi deslerimden biraz uzagim beni deslerime yogunlastirmi.
324. Yorum
->Yazan :
jesicca
->Yorumu: süper site .. sinavimda baya yardimci oldu.. bu siteye emegi geçenleri
alkisliyorum...
323. Yorum
->Yazan :
Mehmet K.
->Yorumu: Güzel Bir site hazirlamissiniz. Gönlünüze, yüreginize, elinize saglik..
322. Yorum
->Yazan :
aycan
->Yorumu: çok güzelllll bu site için çok tesekkürler.. :) güzel site müthis
siirler de tabiiii.
321. Yorum
->Yazan :
türkay
->Yorumu: çokkkkkkkkk güzel bir site.sayenizde ödevimi buldum.baska sitlerde
ararim saçma sapan seyler gelir ama bu sitede degil.
320. Yorum
->Yazan :
SEMA
->Yorumu: ÇOK GUZEL BIR SITE TEBRIK EDIYORUM.
319. Yorum
->Yazan :
...
->Yorumu: ncelikle siteniz çok güzel biz ögrenciler bu sitede istedigimiz gibi
yararlaniyoruz ben bu siteyi sinif arkadaslarima da önerdim onlarda bu siteden
çok iyi yararlaniyorlar ve çok güzel oldugunu söylüyorlar.sinavlara bu siteden
çalisiyoruz bize bu imkanlari verdiginiz için çok tesekkür ederiz.ellerinize ve
emeklerinize çok tesekkür ederiz ..
318. Yorum
->Yazan :
hannah montana
->Yorumu: çok güzel bilgileriniz var ben çogu seyimi açip size soruyorum ve çok
açiklayici cevaplariniz var çok begeniyorum!!!....
317. Yorum
->Yazan :
metin
->Yorumu: site süper olmus hersey var yapanin eline saglik cok teskurler.
316. Yorum
->Yazan :
FURKAN
->Yorumu: Albert Einstein (14 Mart 1879 - 18 Nisan 1955), Yahudi asilli Alman
teorik fizikçi.
Almanya'nin Ulm kentinde dünyaya gelen Einstein, yasaminin ilk yillarini
Münih'te geçirdi. Lise egitimini ve yüksek egitimini Isviçre'de tamamladi fakat
bir üniversitede is bulmada yasadigi zorluklar nedeniyle bir patent ofisinde
müfettis olarak çalismaya basladi. 1905 yili Einstein için bir mucize yil oldu
ve o dönemde kuramlari hemen benimsenmemis olsa da ileride fizikte devrim
yaratacak olan dört makale yayinladi. 1914 yilinda Max Planck'in kisisel ricasi
ile Almanya'ya geri döndü. 1921 yilinda fotoelektrik etki üzerine çalismalari
nedeniyle Nobel Fizik Ödülü'ne layik görüldü. Nazi Partisi'nin iktidara
yükselisi nedeniyle 1933'te Almanya'yi terk etti ve Amerika Birlesik
Devletleri'ne yerlesti. Ömrünün geri kalanini geçirdigi Princeton'da hayatini
kaybetmistir.
Albert Einstein, özel görelilik ve genel görelilik kuramlari ile iki yüzyildir
Newton mekaniginin hakim oldugu uzay anlayisinda bir devrim yaratmistir. Sadece
matematik hesaplamalar ve denklemler ile olusturdugu kuramlari sonradan deneysel
olarak defalarca dogrulanmistir. E = mc2 denklemi ile formüle ettigi
kütle-enerji esdegerligi yildizlarin nasil enerji olusturduguna açiklama
getirmis ve nükleer teknolojinin önünü açmistir. Fotoelektrik etki ve Brown
hareketine getirdigi matematiksel açiklamalar, modern fizige diger katkilari
arasindadir. Ömrünün büyük bir kismini bütün kuramlari birlestiren bir birlesik
alan kurami yaratmaya çalisarak geçirmis ama bu çabalari sonuçsuz kalmistir.
Einstein kuantum mekaniginin bazi sonuçlarina, özellikle belirsizlik ilkesine
oldukça süpheci yaklasmis fakat bu yaklasimlar ileride genis kabul görmüstür.
Einstein Nazilerin nükleer bomba gelistirmesi endisesiyle ABD baskani
Roosevelt'e bir mektup göndermis, ABD'nin nükleer çalismalara baslamasini
tavsiye etmistir. Holokost sonrasi Yahudilerin kendi ülkelerine sahip olmasi
gerektigi fikrini savunmus, Israil'in kurulusuna destek vermistir. Çesitli
söylesilerinde Yahudilik dinine ve diger kutsal kitaplara inanmadigini belirtmis,
sosyalizme sempati duyan bir makale yayinlamistir. Bertrand Russell ile birlikte
nükleer silahlara karsi bir manifesto da yayinlamistir.
Einstein hayati boyunca 300'den fazla bilimsel makale yayinlamistir, ayrica
150'den fazla bilim disi çalismalari da olmustur. Basarilari ve eserleri
nedeniyle Einstein sözcügü, "dahi" ile esanlamli kullanilmaya baslanmistir.
Albert Einstein 14 Mart 1879'da Almanya'nin Ulm kasabasinda dünyaya geldi.[2]
1880 yazinda ailesi Münih'e tasindi.[2] Münih'te babasi Hermann Einstein ve
amcasi Jakob bir elektrik sirketi kurdular. Annesi Pauline Einstein yetenekli
bir piyanistti.[3] Albert iki buçuk yasindayken kiz kardesi Maja dünyaya geldi.
Okula baslamadan önce konusma zorluklari yasiyordu, annesi ve babasi
kaygilanarak onu doktora götürmüslerdi.[4]
Dört bes yaslarinda hasta bir sekilde yataktayken babasi neselendirmek için
manyetik bir pusula vermisti. Pusula ibresinin hareketini o yasta oldukça
gizemli bulmustu ve kendisinde büyük bir merak uyandirmisti.[5]
Hermann ve Pauline Einstein Yahudi kökenli bir çiftti fakat dindar degillerdi.
[3] Dini vecibelerden daha çok çocuklarinin egitimini düsünüyorlardi. Einstein
bes yasina geldiginde onu evlerinin yakinlarinda daha iyi egitim verdigini
düsündükleri bir Katolik Hristiyan ilkokuluna yazdirdilar.[6] Einstein okula
basladiktan sonra okuldaki siki disiplinden ve ezberci anlayistan rahatsiz
olmaya baslamisti.[7] Ama okul ile hosnutsuzluguna ragmen yüksek notlar aliyordu.
Birinci sinifi atlamisti ve çogu dönemde sinifinda birinci olmustu.
Einstein'in annesi Pauline çocuklarinin erken yasta müzik ile tanismalarini
istiyordu. Pauline Albert'i keman derslerine, kiz kardesi Maja'yi ise piyano
derslerine göndermisti. Albert keman derslerine alti yasinda basladi ve on dört
yasina kadar devam etti.[8] Mozart'in sonatlarini çok begendi ve onlari
çalabilmek için teknigini gelistirmek istedi. Sonunda iyi bir amatör kemanci
olmustu ve Mozart, Beethoven sonatlari çalmaktan hoslaniyordu.[9]
Albert dokuz buçuk yasindayken Katolik ilkokulundan ayrildi ve Luitpold
Gymnasium'da egitim görmeye basladi. [10] Gymnasium Antik Yunanca ve Latince'ye
büyük önem veriyordu. [7] Müfredatta ayrica modern diller, cografya, edebiyat ve
matematik de bulunuyordu. Einstein Latince ve matematikteki keskin mantigi
seviyor ve bu derslerde en yüksek notlari aliyordu. Gymnasium ilkokuldan çok
daha siki bir disipline sahipti.[4] Einstein burada otoriter ögretmenler ile
sürekli çatisiyordu ve ögretmenleri Einstein'in bagimsiz, isyankar kisiliginden
hiç hoslanmiyordu.[4]
Einstein on üç yasinda, 1893
Einstein'in ailesi, eski bir Yahudi gelenegi olarak yoksul bir ögrenciyi
evlerinde yemege davet ediyordu.[11] Max Talmud isminde yoksul bir Yahudi
üniversite ögrencisi her hafta bir aksam yemegine katiliyordu.[4] Talmud'un
ziyaretleri Einstein on yasindayken baslamisti ve bes yil boyunca sürmüstü.
Einstein kendisinden büyük bir üniversite ögrencisi ile konusmaktan hoslaniyordu
ve Talmud kisa sürede Einstein'in siradan bir çocuk olmadigini fark etmisti.
Birlikte bilim, matematik ve felsefe konusuyorlardi.[4] Einstein on üç
yasindayken, Talmud Immanuel Kant'in "Saf Aklin Elestirisi" kitabini getirdi.
Einsten o yasta kitabi anlamakta hiç zorlanmamis ve okulunda sürekli Kant
hakkinda konusmaya baslamisti.[4]
Talmud Einstein'a sürekli çesitli popüler bilim kitaplari getiriyordu ve
Einstein hepsini büyük bir heves ile inceliyordu.[4] Bir keresinde Talmud,
Öklid'in Elemanlar kitabini getirdi.[4] Einstein kitaptaki problemler üzerinde
çalismaya basladi. Yaz bitmeden önce Einstein sadece bütün problemleri çözmek
ile kalmamis, ayrica teoremlere alternatif ispatlar da bulmustu.
Einstein on bir yasindayken Yahudi gelenegi olarak evde din dersleri almaya
baslamisti.[8] Einstein bu dönemde büyük bir dini sevk duymaya basladi ve bütün
dini vecibeleri yerine getirerek dindar olmayan ailesine örnek olmak istiyordu.
Sabat günü dinleniyordu, sadece Yahudiler için helal olan gidalari yiyordu,
kendi basina dini sarkilar yazmisti.[11] Ama Einstein'in dini sevki uzun
sürmedi. Bir yil içerisinde okudugu bilim kitaplarinin kutsal kitaplar ile
çelistigini gördü. Sonrasinda her çesit otoriteden kusku duymaya basladi ve
süpheci bir tavir gelistirdi.[11]
1891 yazinda Mühendis amcasi Jakob kendisine bir cebir kitabi getirmisti.
Einstein o yaz cebir kitabini çalismaya karar verdi ve amcasindan çözmek için
problemler istedi. Einstein en zor ve karmasik problemleri bile çözebiliyordu. O
yaz, Einstein Pisagor teoreminin tekrar bir ispatini yapti. Cebir ve geometriden
sonra Einstein kalkülüse yöneldi. On alti yasina geldiginde kendi basina
diferansiyel ve integral hesaplamalari ile analitik geometriyi ögrenmisti.[4]
1894'te Einstein'in babasi ve amcasinin sirketi 14 yilin ardindan iflas etti.
Iki aile birlikte Italya'ya gitmek ve sanslarini orada denemek istediler.[2]
Ailesi Albert'in Münih'te kalip okulunu Gymnasium'da bitirmesine karar verdi. Bu
sirada Einstein on bes yasindaydi ve liseyi bitirmesine daha üç yil vardi.
Münih'te tek basina alti ay geçirdikten sonra Einstein bunalima girdi ve
gerginlesmeye basladi. Aile doktorunu ikna ederek sinir sorunlari nedeniyle
kendisinin ailesinin yaninda bulunmasi gerektigini belirten bir rapor aldi.
Einstein ailesine haber vermeden Gymnasium'dan ayrildi ve Italya'daki ailesinin
yanina geldi.[12]
Isviçre'deki egitimi [degistir]
Einstein Italya'ya geldiginde teknik olarak bir lise terk olsa da, egitimini
yarida birakma niyeti yoktu. Ailesine Zürih, Isviçre'deki Federal Politeknik
Okulu'na girmek için tek basina ders çalisacagina söz verdi. Politeknik kabul
için bir lise diplomasi istemiyordu. Einstein'in tek yapmasi gereken kabul
sinavlarini geçmekti. Einstein için Italya'da yasam oldukça rahatti. Ders
çalismayi Italya'yi gezmek ile birlestirdi, pek çok müze ve sanat galerisi
gezdi.
Einstein Almanya'nin militarizminden ve siki disiplininden hiç hoslanmiyordu,
zorunlu askerlik yapmak da istemiyordu. Babasina Almanya vatandasligindan çikmak
istedigini ve Isviçre vatandasi olmak istedigini söyledi. Babasi biraz tereddüt
ile onayladi ve gerekli kagitlari imzaladi. 28 Ocak 1896'da Einstein kendisini
Almanya vatandasligindan çikaran resmi kagitlari aldi ama 1901 yilina kadar
Isviçre vatandasligini almadi. Bes yil boyunca Einstein vatansizdi.[13]
Einstein 1895 Ekiminde Zürih'e gitti ve Politeknik'te kabul sinavina girdi.
Sinava girmek için on sekiz yas üstü olmak gerekiyordu ve on alti yasinda
girebilmesi için özel bir izin almisti.[14] Einstein babasinin tavsiyesine
uyarak mühendislik bölümüne basvurdu. Kabul sinavinda matematik ve fizikte çok
üstün dereceler aldi ama diger bölümlerde basarisiz olmustu.[14] Politeknik'in
yöneticisi Einstein'in potansiyelini görmüstü ve onun bir Isviçre lisesinde
diploma alip tekrar basvurmasini tavsiye etti. Einstein'in ailesi Politeknik'in
önerisini kabul ederek Einstein'i Isviçre'nin Aarau bölgesinde bir liseye
gönderdiler.[2] Bu yillar belki de Einstein'in gençliginin en güzel yillariydi.
Zürih'ten 30 km uzakliktaki bir köyde bulunan lise Einstein için idealdi. Saygi
duyulan, açik fikirli bir ögretmen olan Jost Winteler tarafindan
yönetiliyordu.[4] Okulda rahat bir ortam vardi ve ögrencilerin bagimsiz
düsünmesi tesvik ediliyordu. Bu yaklasim Einstein'in kisiligine uyuyordu.
1896'da Aarau okulunda yüksek notlar ile final sinavlarini geçti.[4]
Einstein mezun oldu ve gerekli yastan alti ay küçük olmasina ragmen Politeknik'e
kabul edildi.[2] Einstein ile birlikte yaklasik bin yeni ögrenci o sene
Politeknik'te egitime baslamisti. Çogu ögrenci mühendislik okularina katilmisti
ama Einstein fizigi tercih etti. Fizik departmani büyük ve modern bir binadaydi
ve çok iyi ekipmana sahipti. Fakülte dünya standartlarindaydi. Adolf Hurwitz ve
Hermann Minkowski gibi ünlü matematikçiler, Einstein'in profesörleri arasindaydi.[15]
Einstein'in o dönemdeki yasami tipik bir Avrupali üniversite ögrencisi
hayatiydi. Kafeler ve barlarda uzun saatler harciyordu. Kahve içerek arkadaslari
ile bilim ve felsefe tartisiyordu. Hangi derslere odaklanmasi gerektigi
konusunda seçiciydi. Eger konuyu ya da profesörü begenmiyorsa o derslere
girmiyordu.[14] Politeknik'te ögrenciler dört sene boyunca sadece iki dönem
sonunda sinavlara giriyordu. Bunlar disinda not kaygisi ya da yoklama kaygilari
yoktu. Eintein aldigi dersler ile hiçbir alakasi olmayan, sadece ilgi duydugu
kitaplari çalisiyordu. Politeknik'te profesörlerin her biri arastirmaciydi ve
ders kitaplari yerine kendi arastirmalarini izliyorlardi. Ders notu hiç tutmayan
Einstein, hayat boyu arkadasi kalacak olan Marcel Grossman'in titizlik ile
tuttugu ders notlari ile sinavlari basarili ile geçebilmisti.[16]
Einstein ve esi Mileva Maric, 1900
Einstein Politeknik'te ileride esi olacak olan Sirp kökenli Mileva Maric ile
tanisti. 1896'da bir dönem eczacilik okuduktan sonra fizik bölümüne geçmisti.
Einstein'in ilk senesinde sinif arkadasiydilar ve bu dönemde ikisi arasinda
romantik bir iliski baslamisti. Üniversitedeki son senelerinde evlenmeye karar
verdiler. Einstein ve Mileva çogu zaman birlikte fizik çalisiyorlardi, kitaplar
inceliyor ve tartisiyorlardi.[17] Mileva Maric'in Einstein'in ilerideki
makalelerine katkilari oldugu iddia edilmis olsa da bu iddialara yönelik kanit
bulunamamistir.[18]
Üçüncü senesinde Einstein profesör Heinrich Weber'in elektroteknik laboratuari
dersini aldi. Derste sadece zorunlu deneyleri degil, kendi tasarladigi deneyleri
de yapiyordu. Sadece laboratuarda kendi çalismalarini yapmak için baska bazi
derslere girmedigi oluyordu. Einstein Weber'in fizige giris derslerini
begeniyordu ama daha ileri fizik konularindaki derslerini yetersiz bulmustu.
Weber Maxwell'in elektromanyetik kurami hakkinda hiç konusmuyordu.[4] Einstein
bu dönemde saygisiz ve ukela olmaya baslamisti. Einstein bu tavrinin cezasini
mezuniyet sonrasi çekecekti. Weber Einstein'in üniversitede akademik bir
pozisyona yerlesmesine engel olmustu. Weber'in elektrik ve manyetizm
derslerinden hayalkirikligina ugrayan Einstein, bu konulari kendi basina
çalismaya karar verdi. Elektromanyetizm konusunda pek çok kitap edindi ve
bunlari kendi basina çalisti. Bu dönemde Einstein ayrica o dönemde oldukça
yaygin olan esir fikri hakkinda süpheci bir sekilde düsünüyordu.
1900 yiinda Einstein üniversiteden fizik diplomasi ile mezun oldu. Üniversitede
bir asistanlik pozisyonu bulmak istiyordu, böylece doktorasi için arastirma
yapabilecekti. Fakat üniversite yillarinda pek çok profesörünü isyankar
tavirlari ile kizdirmisti.[16] Profesörleri ayrica Einstein'in derslere girmemis
olmasindan, kendi istedigi konulari çalismasindan hoslanmamisti. Profesörler
tavsiye mektuplarini yazdiktan sonra Einstein Politeknik'te bir pozisyon
bulamadi. Baska üniversitelerde, kendi arastirma makalelerini gönderek
pozisyonlar aradi ama hiç olumlu cevap alamadi. 18 ay boyunca bir sürü denemeden
sonra üniversite pozisyonlari aramayi birakti ve Marcel Grossman'in yardimi ile
Bern, Isviçre'de bir patent ofisinde is buldu.[16]
Bern Patent ofisi [degistir]
Soldan saga: Conrad Habicht, Maurice Solovine ve Einstein birlikte Olympia
Academy grubunu kurdular
Mezun olduktan sonra Einstein iki yilini sikintili bir sekilde bir ögretmenlik
isi bulmak için harcadi. Eski bir sinif arkadasinin babasi kendisine Bern'de bir
patent ofisi'nde, asistan müfettis olarak is buldu.[19] Elektromanyetik cihazlar
için patent basvurularini inceledi.
Patent ofisinde isinin büyük kismi elektrik sinyallerinin aktarimi ve
elektriksel-mekanik zaman esgüdümü ile ilgili sorular hakkindaydi. Iki teknik
soru hakkinda yaptigi düsünce deneyleri, Einstein'in isigin dogasi ile zaman
uzay ve zamanin iliskisi hakkinda radikal sonuçlara varmasini saglamistir.
Bern'de tanistigi bir kaç arkadasi ile, ismini mizahi bir sekilde "The Olympia
Academy" koyduklari küçük bir tartisma grubu olusturmus, bilim ve felsefe
hakkinda tartismak için düzenli olarak bulusuyorlardi.[20] Okuduklari arasinda
Henri Poincare, Ernst Mach ve David Hume vardi, bu isimler kendisinin bilimsel
ve filozofik bakis açisini oldukça etkilemislerdir.[20]
1909'da patent ofisindeki isinden ayrilmis ve Zürih Üniversitesi'nde kuramsal
fizik profesörü olmustur.
Annus Mirabillis [degistir]
1905, Einstein'in hayatinin en verimli yili olmustur ve bu yila "annus
mirabillis" (Latince mucizevi yil) denmektedir. Bir yil içerisinde Annalen der
Physik dergisinde yayinladigi dört makale, modern fizik anlayisinda devrim
yaratmistir. Bu makaleler:
Akademik kariyeri [degistir]
1908'de artik oldukça taninmis, büyük bir bilim adami olarak taniniyordu ve Bern
Üniversitesinde ögretmen olarak atanmisti. Sonraki sene patent ofisindeki
isinden ve ögretmenlikten ayrildi ve Zürih Üniversitesinde fizik doçentligine
basladi. 1911 yilinda Prag'da Karl-Ferdinand Üniversitesinde profesörlük ünvani
aldi. 1914 yilinda Almanya'ya döndü, Kaiser Willhelm Fizik Enstitü'sünde
yönetici, Berlin Humboldt Üniversitesinde profesör oldu. Bu islerindeki
sözlesmelerinde ögretmmenlik görevlerini oldukça azaltan maddeler vardi. Prusya
Bilim Akademisinin bir üyesi olmustur. 1916 yilinda Einstein Deutsche
Physikalische Gesellschaft (Alman Fizik Dernegi)nin baskani olmustur.(1916-1918)
1911 yilinda, yeni genel görelilik kuramina göre, baska bir yildizin isiginin
günes tarafindan kirilacagini hesaplamistir. Bu tahmini sonradan Arthur
Eddington'un 1919'daki günes tutulmasi gözleminde dogrulanmistir. Bu olayin
uluslalararasi basinda haberlesmesi, Einstein'i dünyaca ünlü yapmistir.
1921 yilinda Einstein Nobel Fizik Ödülü'ne layik görülmüstür. O dönemde
görelilik hala tartismali görüldügü için, ödül fotoelektrik etkisini açiklamasi
nedeniyle verilmistir. 1925 yilinda da Royal Society tarafindan Copley Medal
almistir.
Amerikan vatandasligi ve Princeton [degistir]
Nisan 1933'te Amerikan üniversitelerini ziyaret ederken, Alman hükümetinin
Yahudileri üniversitelerde ögretmenlik dahil bütün resmi konumlardan men
ettigini ögrendi. Bir ay sonra Naziler kitap yakma kampanyalarina basladi ve
Einstein'in eserleri de yakilanlar arasindaydi. Einstein bu gezisinde Almanya'ya
bir daha geri dönmeyecegini söyledi.
Mart 1933'te Avrupa'ya döndügünde bir kaç ay Belçika'da kaldi, sonrasinda geçiçi
olarak Ingiltere'ye geçti. Ayni yil ABD'ye göç etmeye karar verdi. Princeton,
New Jersey'de, Institute for Advanced Study'de görev aldi ve 1955'te ölümüne
kadar burada kaldi. Burada kendisi bir birlesik alan kurami gelistirmeye ve
kuantum fiziginin kabul edilmis yorumlarini çürütmeye çalisti. Bu iki girisimi
de basarisiz oldu.
Manhattan Projesi [degistir]
Einstein Amerikan vatandasligini kabul ederken, 1940
1939 yilinda, fizikçi Leo Szilard dahil bir grup Macar bilim adami Nazilerin
atom bombasi arastirmalari konusunda Washington'u uyardi. Grupun uyarisi ciddiye
alinmadi. 1939 yazinda, Avrupa'da Ikinci Dünya Savasi baslamadan bir kaç ay
önce, Einstein prestijini kullanarak Leo Szilard ile birlikte, baskan
Roosevelt'e, Nazi Almanya'sinin atom bombasi tehlikesine karsi uyari mektubu
gönderdi. Ayni mektupta Amerikan hükümetinin uranyum arastirmalari ve zincir
reaksiyonlari ile ilgili arastirma yapmasi tavsiye ediliyordu. Einstein ve diger
mülteci arkadaslari "Alman bilim adamlarinin atom bombasi yarisini
kazanabilecegi ve Hitlerin bu silahi kullanmak için oldukça istekli olacagi"
konusunda uyariyordu.
Albert Einstein, 1947
Mektubun ABD hükümetinin savas öncesi nükleer silahlar hakkinda yogun arastirma
yapmasinin önemli bir tetikleyicisi oldugu düsünülmektedir. Baskan Roosevelt,
Hitlerin önce atom bombasina sahip olmasi riskini üstlenemezdi. Einstein'in
mektubu ve bulusmalari sonucu ABD bombayi gelistirme yarisina girdi. Savas
sirasinda ABD bombayi gelistirebilen tek ülke oldu.
1954 yilinda, ölümünden bir yil önce, bu konuda arkadasi Linus Pauling'e sunlari
söylemistir. "Hayatimda tek bir büyük hata yaptim. Baskan Roosevelt'e atom
bombasi tavsiyesini yapmak. Ama yine de bir nedeni vardi. Almanlarin daha önce
yapmasi tehlikesi".
Ölümü [degistir]
18 Nisan 1955'te, Albert Einstein iç kanama geçirdi. Israil'in kurulusunun
yedinci yil dönümü nedeniyle bir televizyon konusmasinin taslagini hazirliyordu
ama bitiremeden hayatini kaybetti. Einstein ameliyati su sözlerle reddetti, "Istedigim
zaman gitmek istiyorum. Hayati yapay bir sekilde uzatmak tatsiz. Ben payimi
kullandim, simdi gitme zamani ve bunu zarif bir sekilde yapmak istiyorum". 76
yasinda, Princeton Hastanesi'nde yasamini kaybetti.
Einstein'in kalintilari yakildi ve külleri bilinmeyen bir yere serpildi.
Otopsisi sirasinda Princeton Hastanesi patolojisti Thomas Stoltz Harvey,
Einstein'in beynini korumak için ailesinden izinsiz bir sekilde çikardi. Ileride
nörolojinin Einstein'in neden bu kadar zeki oldugunu bulacagina inaniyordu.
Bilimsel çalismalari [degistir]
Bu maddenin veya maddenin bir bölümünün gelisebilmesi için konuda uzman kisilere
gereksinim duyulmaktadir.
Ayrintilar için maddenin tartisma sayfasina lütfen bakiniz.
Konu hakkinda uzman birini bulmaya yardimci olarak ya da maddeye gerekli
bilgileri ekleyerek Vikipedi'ye katkida bulunabilirsiniz.
Özel görelilik kurami [degistir]
Ana madde: Özel görelilik kurami
19. yüzyilin sonlarinda Michelson-Morley deneyi, ses ve baska dalga olaylarinin
tersine, isik hizinin referans sistemine göreceli olmadigini göstermisti.[19] O
dönemde sesin hava araciligiyla yayildigi gibi isigin da esir denen gizemli bir
ortamda yayildigi düsünülüyordu.[19]
Einstein isik hizinin sabit oldugunu ve isigin yayilmasi için esir ortaminin
gerek olmadigini ve mekan zaman ve hareketin izafi olaylar oldugunu düsündü.[21]
Çalismalarinin sonucuna varirken iki ilkeyi varsaydi: görelilik ilkesi sabit
hizla hareket eden bütün gözlemciler için geçerlidir ve isigin hizi bütün
gözlemciler için c'dir.[22] Einstein'in kurami ile sabit hizla hareket eden iki
gözlemcinin matematik hesap ile ayni olayin gözlemcilere göre yer ve zamani
belirlenebiliyor.[22] Bu kuram, Newton'un her yerde ayni isleyen, herkes için
ayni "mutlak zaman" fikrini yikiyordu.[22] E=mc² fikri bu kuramdan çikmistir.
Genel görelilik kurami [degistir]
Ana madde: Genel görelilik kurami
Özel görelilik kurami düzgün, dogrusal ve ivmesiz hareket eden sistemlerle
sinirliydi.[23] Genel görelilik kurami ise birbirine göre ivmeli hareket eden
sistemleri de kapsiyordu. Birinci kuram, kapsami daha genis olan ikinci kuramin
özel bir hali sayilabilir.[23]
Genel görelilik, gravitasyon kavramina yeni bir bakis açisi getirdi.[23] Klasik
mekanikte gravitasyon, kütlesel nesneler arasinda çekim gücü olarak
algilaniyordu.[23] Örnegin dünyayi yörüngede tutan, kütlesi daha büyük Günes'in
çekim gücüydü.[23] Genel görelilik kuramina göre ise gezegenleri yörüngelerinde
tutan, yörüngenin yer aldigi uzay kesiminin Günes'in kütlesel etkisinde kavisli
bir yapi olusturmasidir.[23] Genel kuram ayrica gravitasyon ile eylemsizlik
ilkesini "gravitasyon alani" adi altinda birlestirdi.[23]
Kütle-enerji esitligi [degistir]
Ana madde: Kütle-enerji esitligi
Walk of Ideas, Almanya
Albert Einstein,enerjinin isik hizinin karesiyle maddenin kütlesinin çarpimina
esit oldugunu bularak kendisine kadar süregelen bir yargiyi yikarak bilim
dünyasinda yeni bir çigir açmistir. Ondan öncesinde kütle ile enerji arasinda
bir baglanti kurulmamistir ve ayri olgular olduklari varsayilmistir. 19.yüzyilda
kimyagerlerin hassas aygitlari olmadigi için kimsenin dönüsüm sonrasi kütle
kaybindan haberleri yoktu. Basit tepkimeler sonrasi olusan kütle kaybi fark
edilememisti. Einstein ise bütün bilinenleri yikarak çagdas bilimin temel
taslarini atmistir. Ona göre her sey enerjidir, yani maddeler de çok yogun
enerjilerdir. Kimyasal reaksiyonlar sonrasi küçük de olsa kütlenin bir kismi
enerjiye dönüsmektedir. Bu durumu açiklamak için esitligin az farkli
formülasyonu E=mc² ilk defa Albert Einstein tarafindan 1905'de ünlü
makalelerinde yayimlanmistir. Ayni yil önermis oldugu özel görelilik kuraminin
bir sonucu olarak türetmistir.
Fotoelektrik etki [degistir]
Ana maddeler: Foton ve Fotoelektrik etki
Einstein öncesi isik kimi bilim adamlari tarafindan tanecikler akimi, kimileri
tarafindan da dalga devinimi olarak nitelendirilmisti.[19] 19. yüzyilin
baslarinda Young'la baslayan, Fresnel ve daha sonra Faraday ve Maxwell'in
çalismalariyla pekisen deneyler dalga kuramina belirgin bir üstünlük saglamisti.[19]
Einstein'in fotoelektrik çalismasi, bu gelismeyi tersine çevirmis, hem de
Planck'in 1900'de ortaya sürdügü kuantum teorisini de çarpici bir biçimde
dogrulamistir.[19]
Üzerine isik düsen bazi maddeler elektron saliyorlardi. Parlak isiklar daha
fazla elektron saliyor fakat enerjileri artmiyordu. Sari ve kirmizi isiklar pek
az elektron saliyorlardi. Klasik fizik bu durumu dalga kurami ile
açiklayamiyordu. Einstein bu soruna Planck kuramini uyguladi. Sonradan foton adi
verilen belirli enerjili bir kuanta, maddenin atomu tarafindan sogrulmakta,
böylece belirli enerjide bir elektron atomdan alinmaktadir.
Einstein bu çalismasi nedeniyle 1921 yilinda Fizik Nobel Ödülünü kazanmistir.
Brown hareketi ve istatistiksel fizik [degistir]
Ana maddeler: Brown hareketi ve Istatistiksel fizik
1850'lerde Ingiliz botanikçisi Robert Brown, mikroskoplarla polenleri
incelerken, taneciklerin su içinde rastgele siçramalarla devinim içinde oldugunu
gözlemledi; fakat bu gözlem 1905'e dek açiklamasiz kaldi.[19] Molekül kavrami
yeni degildi; ancak en güçlü mikroskop altinda bile görülemeyecek kadar küçük
olan molekküllerin varligi, ilk kez bu açiklamayla kanitlanmis oldu.[19]
Brown'a göre asiltinin içinde bulundugu su, Maxwell ve Boltzman kinetik kurami
çerçevesinde hareket eden moleküllerden olusuyorsa asilti parçaciklar dözlendigi
gibi titresirler.[6] Su içindeki bütün cisimler her yönden ve sürekli olarak
moleküllerle itilirler.[6]
Einstein hareket ile molekül büyüklügü arasindaki matematik iliskiyi saptamis ve
böylece molekül ve atomlarin büyüklügünü hesaplamak mümkün olmustu.[6] Bu
açiklamadan üç yil sonra Perrin, Brow hareketi üzerinde deneyler yaparak
Einstein'in hesaplarini dogruladi.[6]
Bose-Einstein istatistigi [degistir]
Ana madde: Bose-Einstein yogunlasmasi
Einstein ve Hintli fizikçi Nath Bose, 1925'te yogun bir gaz kütlesinin mutlak
sifir sicakligina düsürüldügünde, atomlar kendi özelliklerini kaybedecek, bir
bütün halinde dev bir tek atoma dönüsecekleri sonucuna vardilar.[24] Bose'un
fotonlar için kullandigi metotlari ayirt edilemez parçaciklar için genellestiren
Einstein, yaptigi çalismalarda etkilesmeyen parçaciklardan olusan bozon gazinin
tek bir kuantum durumuna yogusabilecegini göstermistir.[25]
Einstein ve Niels Bohr, 1925
Kuantum fizigi ve belirsizlik ilkesi [degistir]
Ana madde: Kuantum mekanigi
1930 yilinda belirlenemezlik ilkesinin zaman ve enerjinin ayni anda ve dogru
olarak saptanamayacagi anlamina geldigini fakat bunun bir deney ile
geçersizliginin gösterilebilecegini açikliyordu. Bunu dinleyen Borh, uykusuz bir
geceden sonra Einstein'in düsünüsündeki hatalari bularak "belirlenemezlik
ilkesinin" yaygin olarak kabulünü sagliyordu.
Niels Bohr ile tartismalari [degistir]
Fotoelektrik olayini açiklayan Einstein kuantum kuraminin gelisimine büyük
katkida bulunmustu ama kuramin gelistigi yönden hiç memnun degildi.
Heisenberg'in belirlenemezlik ilkesini kabul etmiyor, tanri zar atmaz diyordu.
Niels Bohr da kuantum kuraminin gelismesinde önemli rol oynamis fizikçilerden
birisiydi ve Einstein'in bu fikirlerine katilmiyordu. Einstein ve Bohr arasinda
birbirine saygili bir biçimde, dostça bir tartisma sürdü. Einstein çesitli
düsünce deneyleri ile kuantum kuraminin belirlenmezlik ilkesini çürütmeye
çalisiyordu fakat Bohr bu elestirilere tutarli cevaplar vererek Einstein'i ve
dünyayi ikna ediyordu.[26] Einstein sonradan belirsizlik ilkesini çürütmeye
çalismaktan vazgeçmis ve kuantum mekaniginin fiziksel gerçekligi anlatmakta
yetersizligi fikrini savunmaya baslamistir.[26]
1927 yilinda Solvay Konferansinda Einstein ile Bohr arasinda geçen o sicak
tartismalarin özünde temel kuram ve yasalar bulma saplantisi, yani son bilgi
saplantisi yatiyordu. Bu çaba mutlak olani bulma çabasiydi.[27]
Kozmoloji [degistir]
Einstein evrenin sabit oldugunu düsünüyordu ve parametreler arasindaki çeliskiyi
çözmek için kuramina kozmolojik sabit eklemisti.[28] Einstein sonradan
belirsizlik ilkesini çürütmeye çalismaktan vazgeçmis ve kuantum mekaniginin
fiziksel gerçekligi anlatmakta yetersizligi fikrini savunmaya baslamistir.[26]
Sonrasinda evrenin sürekli genisledigi anlasilinca Einstein bu sabiti "en büyük
hatam" olarak nitelemis ve denklemlerinden çikarmistir.
Birlesik alan kurami [degistir]
Einstein, Princeton'da fizik çalismalarini sürdürürken, genel göreliligi
elektromanyetik kuramina baglayan bir birlesik alan kurami üzeride çalismis ama
basarili olamamistir.
Görüsleri [degistir]
Politik görüsleri [degistir]
Einstein Almanya'da dogmus bir Yahudi vatandasi olarak Nazilerin yükselisi,
iktidari ve Holokost döneminde yasamisti. Bu nedenle ABD'ye göç etmis ve büyük
bir Nazi karsiti görüs gelistirmistir. ABD baskanina mektup yazarak ABD'nin
Almanya'dan önce nükleer silah gelistirmesi gerektigi tavsiyesinde bulunmustur.
Yahudilerin kendi ülkelerine sahip olmasi gerektigine inanmis ve Israil'in
kurulusunu desteklemistir.[29] Ama bu devletin sinirlari ve bir ordusu olmasina
karsi çikmis ve Araplar ile birlikte iki uluslu bir ülke olmasi gerektigini
savunmustur.[29]
Einstein sosyalizm hakkinda övgü dolu sözler söylemis ve bütün dünyanin tek bir
hükümet altinda toplanmasi fikrini ifade etmistir. Soguk Savas'in baslamasi ile
ABD'deki anti-komünist politikalarini ifade özgürlügünü kisitlayacak derecede
olmalari nedeniyle elestirmistir. Kendisi ayrica Bertrand Russell ile birlikte
bir anti-nükleer manifesto yayinlamistir.
Niçin Sosyalizm yazisinda kapitalizmi su sekilde elestirmis ve sosyalizmi
savunmustur.
" Bana kalirsa kapitalizmin en büyük kötülügü bireylerin sakatlanmasidir. Tüm
egitim sistemimiz bu beladan muzdariptir. Gelecekteki kariyerine hazirlanmak
için açgözlü bir biçimde basariya tapmak üzere egitilmis ögrenciye abartili bir
rekabetçi yaklasim asilanir. Ben bu korkunç beladan kurtulmanin tek yolu
olduguna eminim. Bu yol, toplumsal hedefler dogrultusunda yönlendirilmis bir
egitim sisteminin eslik ettigi sosyalist ekonominin insasidir. Böyle bir
ekonomide toplumun kendisi üretim araçlarinin sahibidir ve üretim araçlari
planli bir tarzda kullanilir. Üretimi toplumun gereksinimlerine uyduran planli
bir ekonomi isi çalisabilir durumda olanlara dagitir ve erkek, kadin, çocuk
herkesin geçimini garanti eder. Bireyin egitimi, dogustan sahip oldugu
yeteneklerin gelistirilmesinin yaninda, günümüz toplumundaki güç ve basarinin
yüceltilmesi yerine, bireyin içinde çevresindekilere karsi sorumluluk hissi
gelistirmeyi hedefler.[30] "
Dini görüsleri [degistir]
Einstein çesitli röportajlarinda ve mektuplarinda Musevilige inanmadigini ve
bütün dinleri çocukça batil inançlar olarak gördügünü söylemistir. Kendisi
dinlerin çocukça ve batil inançlardan olusan bos inançlar oldugunu belirtmistir.
Fakat kendisini bir ateist ya da panteist olarak tanimlamayip, bir yaratici
tanrinin varligina karsi çikmamis ve daha çok deist görüsler belirtmistir. Kati
bir determinizme inanan Einstein, evrenin yasalarini anlamayi bir tür dini
duyguya benzetmistir.
50. yas gününde, George Sylvester Viereck'e verdigi bir röportajda tanri ve din
ile ilgili fikirlerini su sekilde özetlemistir:[31]
" Ben bir ateist degilim. Kendime bir panteist diyebilecegimi düsünmüyorum.
Ilgili soru bizim kisitli akillarimiz için çok genis. Biz, pek çok degisik dilde
kitapla doldurulmus bir kütüphaneye giren küçük bir çocugun durumundayiz. Çocuk
kütüphanedeki kitaplari birisinin yazmis olmasi gerektigini bilir. Nasil
yazildiklarini bilmez. Yazildiklari dilleri anlamaz. Çocuk, kitaplarin
siralanmasinda esrarengiz bir düzen oldugundan süphe eder, ama ne oldugunu
bilmez. Bu durum, bana göre, en zeki insanin bile tanriya gösterecegi
yaklasimdir. Biz, evrenin muhtesem bir sekilde düzenlendigini ve belirli
kanunlara uydugunu görmekteyiz, ancak bu kanunlari çok bulanik bir sekilde
anlayabilmekteyiz.[31] "
Einstein'in gazetecilere dil çikarmasi
Popüler kültürde Einstein [degistir]
Albert Einstein, pek çok popüler kültür ürünü için konu veya bir ilham kaynagi
olmustur.
Einstein'in 72. yas gününde, UPI fotografçisi Arthurr Sasse kendisini kameraya
karsi gülümsetmeye çalisiyordu. Einstein o gün defalarca kameralara
gülümsedikten sonra bu sefer dilini çikardi. Bu fotograf Einstein'in en ünlü
fotograflarindan biri olmustur. 19 Haziran 2009'da orijinal fotograf bir açik
arttirmada 74324 dolara satilmis ve Einstein'in en pahali fotografi olmustur.
1999'da, ileri gelen fizikçiler Einstein'i tarihin en büyük fizikçisi
seçmislerdir. Einstein kelimesi, dahileri tanimlamak için kullanilan bir
kelimeye de dönüsmüstür.
Einstein ayrica kurgu eserlerde çilgin bilimadami tipleri içi de bir model
olmustur. Asiri ifadeli surati ve farkli saç modeli çogunlukla taklit edilmis ve
abartilmistir. Time dergisiin yazari Frederic Golden'a göre Einstein "bir çizgi
romancinin gerçege dönüsmüs hayaliydi".
Eserleri [degistir]
Bu liste tam bir liste degildir ve göreceli olarak önemli eserlerini
içermektedir.
Konuyla ilgili diger Wikimedia sayfalari :
Commons'ta Albert Einstein ile ilgili çoklu ortam dosyalari bulunmaktadir.
VikiKaynak'ta Albert Einstein ile ilgili belge kayitlari bulunmaktadir.
Vikisöz'de Albert Einstein ile ilgili özlü sözler bulunmaktadir.Kitaplari [degistir]
Görelilik; Özel ve Genel Kuram: Popüler Bir Yorum, 1920.
Görelilik'in Anlami, 1921.
Tek Atomlu Đdeal Gazlarin Kuantum Kurami, 1924.
Brown Hareketi Kurami Üzerine Arastirmalar, 1926.
Siyonizm Hakkinda, 1930.
Niçin Savas, 1933.
Gördügüm Kadariyla Dünya, Denemeler, 1934.
Felsefem, 1934.
Fizigin Evrimi, Leopold Infield ile birlikte, 1938.
Otobiyografik Notlar, Denemeler, 1949.
Denemeler, 1950.
Makaleleri [degistir]
Über Einen die Erzeugung und Verwandlung des Lichtes betreffenden heuristischen
Gesichtspunkt (Isigin Olusumu ve Dönüsümü Üzerine Bir Görüs), 1905.
Über die von der molekularkinetichen Theorie der Wärme geoforderte Bewegung von
ruhenden Flüssigkeiten suspendierten Teilchen (Duragan Bir Sivi Đçindeki
Asilti Parçaciklarinin Moleküler Kinetik Kurami Çerçevesindeki Hareketleri
Üzerine), 1905.
Zur Elektrodynamik bewegter Körper (Hareketli Cisimlerin Elektrodinamigi), 1905.
Ist die Trägheit eines Körpers von seinem Energieinhalt abhängig? (Bir Cismin
Eylemsizligi Enerji içerigine Bagli midir?), 1905.
Zur Theorie der Brownischen Bewegung (Brown Hareketi Kurami Üzerine), 1906.
Zur Theorie der Lichterzeugung und Lichtabsorption (Isigin Salinimi ve Sogurumu
Kurami Üzerine), 1906.
Plancksche Theorie der Strahlung und die Theorie der Spezifischen Wärme (Isinimin
Planck Kurami ve Özgül Isi Kurami), 1907.
Entwurf einer verallegemeinerten Relativitätstheorie und einer Theorie der
Gravitation (Bir Kütle Çekimi Kurami ve Genellestirilmis Görelilik Kuramina Bir
Gönderme), 1913.
Die Grundlagen der allgemeinen Relativitätstheorie (Genel Görelilik Kurami'nin
Temelleri), 1916.
Quantentheorie der Strahlung (Isinimin Kuantum Kurami), 1917
Ayrica bakiniz [degistir]
Isaac Newton
Niels Bohr
Max Planck
Einstein alan denklemleri
Russell-Einstein Manifestosu
Einstein Evreninde Zaman Yolculugu: Zamanda Yolculuk Olasiligi
1879: Almanya'nin Ulm kentinde
dogdu. 1894: Aile, Albert'i Münih'te birakarak Italya'ya tasindi. 1895:
Isviçre'ye tasindi. 1900: Zurich Polytechnic'ten mezun oldu. Isviçre
vatandasligina geçti. 1903: Mileva Malich ile evlendi. 1905: Özel Görecelik
Teorisi de dahil olmak üzere, bilim dünyasinda deprem etkisi yapan üç makalesi
yayimlandi. 1909: Bern'deki patent bürosundan istifa etti. 1913: Berlin'deki
Kiser Wilhelm Enstitüsü'nde Fizik Direktörü oldu. 1916: Genel Görecelik Teorisi
ile ilgili yazisi yayimlandi. 1919: Mileva'yla bosanip kuzeni Elsa Löventhal ile
evlendi. 1919: Görecelik Teorisi'nin dogrulanmasiyla tüm dünyada tanindi. 1929:
Birlesik Alan Teorisi'nin ilk versiyonu yayimlandi. 1933: Nazilerin ölüm
tehditlerinden sonra, ABD'ye göç etti. Princeton'daki Ileri Çalisma
Enstitüsü'nde sürekli bir görevi kabul etti. 1939: Atomun parçalanmasi haberini
alip ABD Cumhurbaskani Roosevelt'i uyardi. 1940: Amerikan vatandasligina geçti.
1946: Nükleer silahlara karsi tutumu yüzünden komünist yandasi olmakla suçlandi.
1950: Mc Carthy tarafindan suçlandi. 1955: 76 yasinda Princeton'da öldü.
Küçük Albert ve pusulasi
Küçük bir çocukken, akranlari konusmaya baslamis, ama Albert daha bir kelime
bile telaffuz edememisti. Ailesi çok üzülüyor, anormal olmasindan endise
ediyorlardi. Albert konusmaya basladiktan sonra, aile daha da endiselenmeye
basladi, çünkü onun beyni diger çocuklar gibi çalismiyordu. Geri zekali gibiydi,
beyni yavas ve güçlükle isliyordu. Okula gittiginde ögretmenleri, onun derslerde
geri kaldigini bildirdiler. Düsünmek için uzun zamana gereksinimi vardi,
yanitlari diger ögrenciler gibi çabuk veremiyordu. Bir gün ögretmeni, sinifta
söyle dedi:
- Bak Albert, kalin kafali çocuk! En basit seyleri ögrenebilmek için, seni daha
ne kadar bekleyecegiz? Albert, dört yasindayken, belleginden hiç silinmeyecek
bir küçük mucizeyle karsilasti. Hasta oldugu için, babasi ona oyalanacagi bir
oyuncak getirmisti: Küçük bir gemici pusulasi. Bu pusulayi görünce, küçük
çocugun beynini ihtirasli bir merak sarmisti. Saatlerce hareket etmeden,
pusulanin gizemli ibresini seyretmisti. Pusulayi hangi yöne çevirirse çevirsin,
ibre sasmaz bir biçimde ayni yöne dönüyordu. Bu olayin esrari neydi? Bu küçük
çelik parçasi, niçin hep ayni yönü gösteriyordu? Niçin? Bu soruya hiç kimse
yanit veremiyordu. Çocugun pusulayla oynadikça daha sinirli ve huzursuz bir hale
geldigini görünce, babasinin cani iyice sikildi. Bir keresinde Einstein sunu
demisti: 'O günlerden bellegimde kalan, pusula ve sadece pusuladir.'
'Sovyetler'de hayat kadini olmamasi, ne büyük bir insanlik basarisi'
Sovyetler Birligi'ni ziyaret eden kizi Margot, Einstein'a gördüklerinden söz
ediyordu: 'Asla inanamayacagin bir sey gördüm Albert. Bunu kimse hayal bile
edemezdi. Özel evlerde yerlestirilen hayat kadinlarina, yeteneklerine göre bir
meslek ögretiyorlar. Bir süre sonra, zanaatlarini ögrenip, güvenilir bir duruma
gelince, onlari normal hayata döndürüyorlar. Bu evlerden birini ziyaret ettik.
Orada bulunan kadinlarin hiçbiri hüzünlü ve melankolik degildi. Yüzleri
aydinlikti. Anlayabiliyor musun Albert, onlara kendilerine güven duygusunu
tekrar kazandirmislardi.'
Bu konusma Einstein'i çok etkiledi ve bir kez daha sordu: 'Rusya'da artik hayat
kadini yok mu?' 'Hayir, artik yok.' Margot'un yaniti çok basitti. Einstein
tekrar etti: 'Demek yok'. Sonra tatli bir sesle ekledi: 'Ne büyük bir insanlik
basarisi. Muhtesem bir sey.' Sohbet bir ara Sovyet Devriminin lideri Lenin'e
gelmisti. Einstein sunlari söyledi: 'Sosyal adaleti yerlestirebilmek için, bütün
enerjisini ve yasamini vakfeden Lenin'i takdir ediyorum. Onun yöntemlerini pek
pratik bulmamakla birlikte, gerçek olan bir sey var: Onun çapindaki insanlar,
insanlik bilincinin bekçileridirler.'
Yasaminin son dönemi
Einstein Birlesik Alan teorisi üzerinde çalismaya devam ediyordu. Bozulan
sagligina karsin sinirlarini zorluyordu. Sevdigi seylerden teker teker mahrum
kalmaya baslamisti. Gençliginde tek yönlü beslenmesinin de etkisiyle kroniklesen
mide agrilari yüzünden, çok sevdigi piposundan vazgeçmek zorunda kaldi. Hatta en
sonunda, yine çok sevdigi kemanini bile çalamaz oldu. Fakat bunlar çok büyük
sorunlar degildi, çünkü bu mahrumiyet, onun son emeline konsantre olabilmesi
için daha fazla zamaninin olmasi demekti. 1950'de Einstein, Birlesik Alan
Teorisi'nin yeni bir versiyonunu yayimladi. Bu eser, meslek arkadaslari
tarafindan sikinti verici bir sessizlikle karsilandi. 71 yasindaydi, ama
oldugundan daha yasli görünüyordu. Kendini genellikle bu dünyaya yabanci gibi
hissettigini kabul ediyordu, ama yine de derin bir hayal kirikligi yasayacak
kadar buraliydi. FBI'in ona karsi hala devam eden mücadelesi ve Birlesik Alan
Teorisini açiklamaktaki basarisizligi onu kötü sekilde yipratmisti. Kendini
giderek daha yorgun hissediyordu. 1955 yilinin baharinda artik bitkin düsmüstü.
18 Nisan 1955'te (76 yasina geldiginde) Princeton Hastanesi'nde, uykusunda öldü.
Yataginin yanibasinda, üzerinde Birlesik Alan Teorisiyle ilgili yarim kalmis
hesaplarin bulundugu bir kagit vardi. (Paul Strathern, Einstein ve Görecelik
Kurami, Gendas Yayinlari)
Einstein, Nazizm'in geçici oldugunu düsünüyor, ama...
Caputh'a, Albert'i görmeye gelen herkes, kaygili ve belirsiz bir korku ile
doluydu. Çogu arkadasimizdi. Profesörler, yazarlar, politikacilar, neler
oldugunu gelip anlatiyorlardi. Ailelerinden birisi veya digeri tutuklaniyor ve
üzüntüler içinde kalan akrabalar, kayip hakkinda bilgi almak istedikleri zaman,
asilamayan bir duvarla karsilasiyorlardi. Bu bedbaht insanlar hakkinda, hiçbir
bilgi elde etmek olanagi yoktu. Bütün bu olaylarin sebebi, Hitler'in, her geçen
gün artan gücüydü. Fakat Albert, kendini, tamamen semavi arastirmalarinin
mekanizmasina kaptirmisti. Bu mekanizmanin çarklar düzeni beynini dolduruyor ve
dünya meseleleriyle ugrasmasina meydan vermiyordu. Arkadaslarinin endisesini
paylasmakla birlikte, Einstein, bu huzursuzluklarin fazla büyütüldügünü
söylüyordu. Yazar, Heinrich Mann'in bir arkadasi, bu durumu su sairane sözlerle
özetlemisti: 'Ah, bunlar, bir ulusun kendi iradesi disinda ve sadece geçici bir
takim deneyimlerden ibarettir... Bu olaylar kalici bir karakter tasimiyor;
onlar, bir çagdan diger bir çaga atlarken, yer yer görülen ve ayni cümlelerin
tekrar edildigi bir kitabin sayfalari gibidirler. Telas etmeyiniz. Yakinda
hersey bitecek.'
Einstein'in birçok arkadasinin düsüncesi buydu. Fakat ben, sahsen, gittikçe
çogalan Nazilerin bu gücünden, derin bir huzursuzluk ve korku duyuyordum.
Yahudiler için endiseleniyordum. Çünkü biliyordum ki, antisemitizm, Nazi
programinin temelini teskil ediyordu. Albert'e, Berlin'deki Yahudilerin durumunu
anlattim. Ona, bir gün önce karsilastigim ve sahidi oldugum bir olayi anlattim.
Almanya'nin en etkin ve zengin yayinevinin idarecisi olan bir arkadasimi
ziyarete gitmistim. Arkadasim bana; yeni aldigi ve Nazi partisince Yahudi
olmayan bütün önemli sanayicilere gönderilen bir sirküler gösterdi. Sirkülerde,
isletme müdürlerinin bundan sonra, nasil haraket edecekleri yaziyordu.
Paragraflardan birinde, bundan sonra, kurumda, hiçbir Yahudi'nin
çalistirilamayacagi yaziliydi. Arkadasima sordum:
- Ne yapmayi düsünüyorsun? - Boyun egmekten baska ne yapabilirim?
Einstein, beni sessizce dinledi. Ne diyebilirdi ki. Konusmak için hangi
kelimeleri kullanacakti. Albert, her gün ögleden sonra, ormanda yürüyüse çikiyor
ve biz de, sikinti ile onun gelisini gözlüyorduk. Bir gün, dönüsü gecikince
Elsa'ya dedim ki:
- Bu çilginlik! Bunun dogru bir hareket olduguna inanmiyorum. Fanatik bazi
Naziler, ona kötülük yapabilirler. Döndügü zaman Elsa ona bu tehlikeden
bahsetti, fakat o, tebessüm ederek, protesto eder gibi basini salladi. Einstein,
her bakimdan iyi bir insan olup, kalbinde korkuya yer yoktu. Korku hissi, ona
yabancidir. Adeti oldugu üzere, atmosferin daha emin oldugu Berlin'e dönünceye
kadar, yürüyüslerini tek basina yapmaya devam etti.
Fritz Haber'in intihari Albert'in en samimi arkadaslarindan birisi, Berlin'deki
Kaiser Wilhelm Enstitüsü'nün direktörü olan, Alman kimyaci, meshur ve talihsiz
profesör Haber'di. Almanya'nin parlayan isiklarindan biriydi. Nobel Ödülü almis,
zamaninin en büyük kimyacisi. Bütün patlayici endüstrisi, Haber'in bulusu olan,
nitrojeni havadan ayirma metodu ile degisiklige ugramisti. Birinci Dünya Savasi
siralarinda, Almanya'ya dünya çapindaki gücünü temin eden öldürücü gazlari
gelistiren odur. Haber, ayni zamanda, ölümcül gaz dumanlarindan korunmak için,
maskelerde kullanilan kimyevi maddelerin de babasidir. Haber de, Nazi
hareketinin, yakin bir tehlike teskil etmedigini sananlardan birisiydi. Diger
bazi arkadaslarimizla birlikte, baslangiçta Nazi programinin, ideolojik bir
vasif tasidigini ve hiçbir sekilde uygulanamayacagini saniyorlardi. Ne var ki,
Antisemitizmin Nazi idaresinin programlarindan birisi oldugunu kesfettikten
sonra, ayaklarinin altindaki topragin kaydigini hissetti. O zaman, Almanya'da
Yahudi olmanin, ne menem birsey oldugunu anladi. Bu tarihten önce, o, önce bir
Alman, sonra Yahudiydi. Ve de, Alman olmadan önce de bir bilim insaniydi. Yahudi
haraketine karsi pek az bir ilgi duymustu. Onun Yahudi oldugunu pek az kimse
biliyordu. 1933'de Yahudilere karsi kampanya baslayinca, Almanya'ya yaptigi
hizmetlerden ötürü, yeni hükümetin onu eski mevkiinde birakacagina kesinlikle
emindi. Söylendigine göre, dünyanin en namli üniversitelerinden biri olan Kaiser
Wilhelm Enstitüsü direktörlügünden atildigi kendisine teblig edilince, üç gün
dili tutulmus, hiç konusamamis. Sonunda istese de istemese de, zorla da olsa,
dünyanin en eski irklarindan birine mensup oldugunun bilincine vardi. O zaman,
Yahudilerin son siginacaklari yere, Filistin'e dogru döndü. Siyonist hareketin
lideri olan ve sonradan Londra'da tanistigim Chaim Weizmann bana, gizli olarak
Haber'den, Kudüs Üniversitesi'nde kendisi için bir kürsü temin edilip
edilemeyecegine dair bir mektup almis oldugunu söyledi. Fakat, Weizmann'in
cevabi çok geç kalmisti. Fritz Haber, kendi dünyasini kaybetmisti ve uyum
saglayabilecegi bir yenisi için de, kendisini hazirlamamisti. Onu, çevresinden
uzaklastiran ve bu degisiklige dayanabilecek ruhi hazirliklardan yoksun olmasi,
geçmiste, günlük hayatini riske ederek çalistigi laboratuvarinda gösterdigi
büyük cesareti, bu perspektif yok etmisti.
24 Ocak 1934'de, Lucern'deki otel odasinda, intihar etti. O. Adolf Hitler'in ilk
kurbanlarindan biri olmustu.
'Barisseverim ama, hayati savunma zamani geldiginde, savunmak gerekir'
Nazi Hükümeti, Einstein'in bankadaki 500 markina ve Almanya'da bulundurdugu 6000
dolarlik hesaplarina, 'memlekete ihanetine engel olmak için' el koydu.
Kararnamede kullandiklari terimler bunlardi. Caputh'daki evine de el kondu ve
Haberlandstrasse'deki apartman kapisi mühürlendi. Vatandaslik hakki da otomatik
olarak kaldirildi. Az sonra da Üçüncü Reich'in bir numarali düsmani ilan edildi.
Alman Hükümeti, Einstein'in Belçika'da, M. Nahon'a yazmis oldugu bir mektubunu
yayimladi. Einstein bu mektubunda, Belçika Almanlarla savastigi takdirde,
barisçi fikirlerine karsin, Belçika'ya hizmetlerini esirgemeyecegine yaziyordu.
Nasyonalizm onun düsüncelerine aykiriydi.Barisseverlik, onun yaradilisina ve
ruhuna uygundu. Bu tutumu bütün dünya tarafindan bilindigi için, yayimlanan bu
mektup birçok samimi arkadasini bile sasirtti. Fakat, bunu açiklamak kolaydir.
Einstein görüslerinde asla degismez bir tutum benimsememistir. Eger yasam
sartlari ona bugün, dünkünden daha iyi bir bakis açisi sagliyorsa, onu kabul
etmekten asla çekinmez. Onun hakkinda yapilan tanimlarin belki de en önemlisi
Dr. Millikan'a aittir: 'Einstein'in olaganüstü büyüklügünü ortaya koyan
vasiflarindan en basta geleni alçakgönüllülügü ve dün söylediklerini, gerekirse,
bugün düzeltmek konusunda gösterdigi iyi niyettir.' Cal. Tech'teki
profesörlerden biri, izafiyet teorisini nasil kesfettigini sordugunda, Einstein
ona su kesin yaniti vermisti: 'Bir aksiyomu kabul etmeyip, reddederek.' Einstein
bu yanittan da anlasilacagi gibi, kendi prensiplerini degistirmeden, sartlara
göre, yeni bir yöne dönmekten çekinmemistir.
Hiç kimse Einstein'in, askeri üniforma giyip, eline bir silah alabilecegini
beklemiyordu tabii. Fakat onun bu mektubu, beklendigi gibi, bir sembol, bir
protesto duyurusu gibi algilandi. Siyasi görüslerinin esas temeli barisseverlik
olduguna göre bu mesele hakkindaki düsüncesini ögrenmek istedim ve kendisine
sordum. Sunlari söyledi: 'Zaman, barisseverlik fikirlerini savunmak için uygun
degildir. Bu tutum, ancak saldirgana karsi yapilan mücadeleyi zayiflatir. Hayati
savunma zamani geldiginde, onu savunmak gerekir.'
'Bugün Almanya lehine konusmak, Alman ulusuna da ihanettir'
Einstein o günlere kadar, sadece sahsi görüslerini yansitmisti. Fakat Nazi
trajedisi, halklari yutmaya baslayinca, bir zamanlar sadece sözlerle
söylediklerini, fiilen kanitlamaya karar verdi. Almanya ile olan bütün
baglantilarini kesti. Alman vatandasligini geri çevirdi. Prusya Akademisi'nden
istifa etti, diger mevkilerinden de vazgeçerek, basin kanaliyla ve diger
yollardan korkmadan ve açik bir sekilde, yeni Alman düzeni hakkindaki düsünce ve
duygularini bütün dünyaya ilan etti. Einstein'in hayatina malolabilecek bu sakin
ve özsaygi ile dolu hareket tarzi, bütün dünyada Naziler aleyhine yayinlanan
yazilardan, tenkitlerden ve beyannamelerden daha tesirli oldu. Einstein'in bu
tutumu Almanya'ya vurulmus bir samar gibiydi. Naziler, bunun ne kadar mühim
oldugunu anliyorlardi. Prusya Akademisi'nin, Albert'in istifasindan sonra, ona
yazdigi mektuptan da bu anlasiliyor. Yazilis tonu gayet soguktu. Mektup,
Einstein'in 'Alman karakterini ve düsünce seklini ona tanitan ve Almanlarla
birlikte çalistigi uzun yillari unuttugundan' söz ediyor ve üzüntülerini ifade
ettikten sonra, su cümlelerle son buluyordu: 'Biz, uzun yillar akademimize
mensup olup, siyasi görüsü ne olursa olsun, bize atfedilen bazen asagilik bazan
gülünç yalanlar karsisinda, bizim saflarimizda yer almanizi ve ulusumuzun
savunuculari arasinda bulunmanizi beklerdik. Alman ulusu lehinde özellikle sizin
tarafinizdan söylenecek iyi bir söz, özellikle memleket disinda çok büyük bir
tesir yapabilir.' Albert, bu mektuba, Belçika'da Le Coq'taki deniz kenarinda
bulunan beyaz küçük villasindan yanit verdi. Onun yaniti, birlikte çalistigi
arkadaslarina sakin bir ayrilik selamiydi. Üçlerinden bazilari, irkçi fikirlerle
kör olmuslar, onun gidisini bir jübile ile kutlamislardi. Digerleri ise, onun
dünya çapindaki ününü kiskananlar, onun lehine hiç bir protestoda bulunmamislar
ve seslerini duyurmak isteyen diger arkadaslarinin sesi de kaybolup gitmisti.
Einstein onlara söyle yazdi:
'Sizin, bu ayin yedisinde yazmis oldugunuz mektubunuzu aldim. Siz Alman ulusu
lehinde söyleyecegim birkaç iyi sözün, memleket disinda çok büyük bir tesir
yapacagini hatirlatiyorsunuz. Size sunu söylemek isterim ki, istediginiz böyle
bir sey, bütün hayatim boyunca ugrastigim özgürlük ve hakkaniyet duygu ve
düsüncelerime ihanet olacaktir. Benim tarafimdan yapilacak olan böyle bir
girisim, sizin dediginiz gibi Alman ulusu lehine olmayacak, bilakis uygar alemde
Almanya'nin kazanmis oldugu fikir ve prensipleri baltalamak için ugrasanlarin
hayrina olacaktir. Bugünkü sartlarda Almanya'daki durumu kabul etmek ve
onaylamak, var olan bütün kültürel degerleri yok ederek barbarliga dönüsten
baska bir sey olamaz. Bu nedenle, Prusya Akademisi'nden istifa etmek zorunda
kaldim ve sizin mektubunuz da ne kadar hakli oldugumu gösteriyor.' Bu, Almanya
ile olan kesin ve son kopmaydi.
Bilim ve Ütopya.
315. Yorum
->Yazan :
furkan
->Yorumu: Cumhuriyetçilik, devlet yönetiminde millî egemenligi, millî iradeyi ve
özgür seçimi esas kabul eden ilkenin adidir. Bu ilkenin yönetim biçimi ve
siyasal rejim olarak ifadesi, cumhuriyettir. Bu tarz yönetim, millî egemenlik
kavramini en iyi temsil edecek, en iyi gerçeklestirecek, en iyi uygulatacak bir
devlet sekli olup demokrasinin de en gelismis biçimidir, durumudur. Atatürk'e
göre: "Türk milletinin karakterine ve âdetlerine en uygun olan bu yönetim sekli,
milletin insanca yasamasini bilmesi, insanca yasamanin neye bagli oldugunu
ögrenmesi demektir." 10
Türk milleti, yüzyillar boyunca kendi egemenligini, kendi iradesini kullanmasina
engel olan rejimlerin acilarini çekmis, nihayet kendine en uygun yönetimin
cumhuriyet oldugunu görmüstür. Bu tarz bir yönetimde, egemenligin herhangi bir
kisi, zümre veya sinifla paylasilmasi söz konusu olamaz. Cumhuriyet rejiminde
bir görevin, ilâhî bir kuvvete dayanmasi veya babadan ogula geçmesi gibi bir
veraset usulü yoktur; egemenlik bütünüyle millete aittir. Millet bu egemenligini,
kendi seçtigi temsilcileri araciligiyla kullanir. Seçimle is basina gelis de
görev bakimindan belli bir dönemi kapsar; yani cumhuriyet rejiminde ömür boyu
bir görev söz konusu olamaz. Iste bu yönetim sayesindedir ki devleti yönetmeye
lâyik olanlar, milletin reyi ve iradesi ile isbasina gelebilirler. Cumhuriyetin
erdemi ve üstünlügü buradadir.
Atatürkçülügün en önemli ilkelerinden biri de milliyetçiliktir. Bu ilke, Millî
Mücadele'nin dogusunda ve basariya ulasmasinda baslica rolü oynamistir; zira
yeni kurulan devlet, artik milletler topluluguna degil, sadece Türk unsuruna
dayaniyordu, bu sebeple ulus devletti, millî bir devletti.
Atatürkçü düsünce, Türk milletini dil, kültür ve ülkü birligi ile birbirine
bagli vatandaslarin olusturdugu bir toplum olarak kabul etmistir. Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasi'na göre, Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaslik bagi ile bagli
olan herkes Türk'tür; çünkü bu kisiler ayni dili konusmakta, ayni kültürü
paylasmakta, ayni ülküyü tasimaktadirlar. Bu anlayis içinde her bireyimizin
amaci, Türk milletinin mutlulugu, birlik ve beraberligi için çalismak, bu kutsal
vatani daha güzel, daha bayindir hale getirmektir. Bu nedenle millî sinirlarimiz
içinde, millî benligimizi duyarak varligimizi yükseltmeye çalismak, Atatürk
milliyetçiliginin esasidir.
Irkçiligi reddeden Atatürk milliyetçiligi bütünlestirici, birlestirici, vatan
yüzeyinde millî birligi saglayici bir milliyetçiliktir. "Ne mutlu Türk'üm
diyene!" özdeyisiyle kalplere millî iman perçinleyen Atatürk, ayni zamanda
insanlik ülküsünün ve insan sevgisinin de simgesidir. "Biz kimsenin düsmani
degiliz; yalniz insanligin düsmani olanlarin düsmaniyiz."11 diyen Atatürk'tür.
Bu bakimdan, Atatürkçülügün milliyetçilik anlayisi hiçbir zaman bencil bir
milliyetçilik degildir; aksine bu anlayis, insanî bir ülkü ile el ele
yürümektedir. Atatürk milliyetçiligine göre, Türk vatandaslari her seyden önce
kendi milletinin varligi ve mutlulugu için çalisacak, fakat baska milletlerin de
huzur ve refahini düsünecektir. Iste Atatürkçü düsünce sisteminin "Yurtta baris,
cihanda baris" ilkesi, milliyetçiligimizin bu insancil yönünü isaret etmektedir.
Lâiklik, genel anlamda din ve devlet islerinin birbirinden ayrilmasi, dinî
inançlarin devlet yönetiminde ve siyasette rol oynamamasi esasina dayanir.
Milletimiz yüzyillar boyunca devlet yönetiminde bu ilkenin uygulama alani
bulamamasinin çok acilarini çekmis; bu zararlarini görmüs, sonuç olarak çagdas
gelisme ve ilerlemesi geri kalmisti. Bu bakimdan Atatürkçü düsünce, lâiklik
ilkesini Türkiye Cumhuriyeti'nin ve çagdas Türk toplumunun temel ilkelerinden
biri olarak benimsemistir.
Lâikligin ayrintilarina inecek olursak, devlet yönetimine dinî kural ve
görüslerin karistirilmamasi yaninda, toplumda din ve vicdan özgürlügünün
saglanmasi, din ve mezhepleri ne olursa olsun yurttaslara esit davranilmasi,
devletin resmî bir dininin bulunmayisi, egitimin lâik, akilci ve çagdas esaslara
göre düzenlenmesi, bu ilkenin baslica unsurlarini olusturur. Lâiklik bu
nitelikleriyle toplumda fikir ve inanç ayriliklarinin düsmanliga dönüsmesini
önleyen, vatandaslari hosgörülü davranmaya yönelten, bu nedenle ülkede birlik ve
beraberligi saglayan temel unsurlardan biridir.
Sonuç olarak diyebiliriz ki lâiklik anlayisinda din, devlet ve dünya islere
karismayacak, vicdanlardaki yüksek ve kutsal yerini koruyacaktir. Lâiklik
dinsizlik, din düsmanligi, dine baski, dine saygisizlik degildir ve bu
anlamlarda yorumlanamaz; tam tersine lâiklik dinin her türlü çikar hesaplarindan
uzak tutulmasi, siyasete âlet edilmemesidir. "Din, gerekli bir kurumdur. Dinsiz
milletlerin devamina imkân yoktur"12 diyen Atatürk'ün asagidaki sözleri de
lâikligin sagladigi din ve vicdan özgürlügünün önemini ve dinin hiçbir zaman
siyasete âlet edilmemesi geregini vurgulamaktadir: "Din ve mezhep, herkesin
vicdanina kalmis bir istir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de bir
mezhep kabulüne zorlayabilir. Din ve mezhep, hiçbir zaman siyaset araci olarak
kullanilamaz.".
314. Yorum
->Yazan :
HACER
->Yorumu: ÇOK TESEKÜRLER ÇOK GÜZEL BIR NOT ALDIM.
313. Yorum
->Yazan :
defne
->Yorumu: olsada yesek elinize saglik simdiden.
312. Yorum
->Yazan :
San
->Yorumu: Ben arastirdigim soruyu bulamadim ama süperr bir siteee.
311. Yorum
->Yazan :
enes
->Yorumu: çok güzel bencede hadi ey vallah.
310. Yorum
->Yazan :
yakup
->Yorumu: gerçekten çok güzel bir site açmissiniz. hayirli olsun.
309. Yorum
->Yazan :
öykü
->Yorumu: çok güzel istedigim bilgiyi buldum.
308. Yorum
->Yazan :
asumansu
->Yorumu: tek kelimeylen mükemmel olmus diyorum.
307. Yorum
->Yazan :
ARDA BEDIRHAN1990
->Yorumu: SÜPER BIRSEY ÇOOOOOOOK GÜZEL ARKADAS.
306. Yorum
->Yazan :
tugba
->Yorumu: aradigimi bulamadim ama site çok güzel.
305. Yorum
->Yazan :
can
->Yorumu: bu site gerçekten çok güzel bu siteyi kuranlar için alkisliyorum.
304. Yorum
->Yazan :
gülistan
->Yorumu: ya ben yarin dil anlatim sinava girecegim çok yardimci oldu bana bu
sayfa çok tesekkür ederim.
303. Yorum
->Yazan :
esin
->Yorumu: ay bayildim süper!!! burada her sey var.
302. Yorum
->Yazan :
beyza
->Yorumu: ben bu sarkiyi ilk önce ögretmenimden duydum ve çok hosuma gitti.
301. Yorum
->Yazan :
mehmet
->Yorumu: Allah sizden razi olsun sayenizde 100 alcam d.
300. Yorum
->Yazan :
süper üçlü
->Yorumu: bu siteyi yeni gördük çok begendik herkese tavsiye ederiz.sayenizde 99
alicaz tesekkürler.
299. Yorum
->Yazan :
berin yilmaz
->Yorumu: performans ödeviydi siz olmasaydiniz belkide performans ödevimi
yapamayacaktim performans ödevimden sizin sayenizde 100 alicam allah razi olsun.
298. Yorum
->Yazan :
gizem
->Yorumu: aradigimi bulamadim ama çok yararli bir siteye benziyor :)))))).
297. Yorum
->Yazan :
Feyza
->Yorumu: Matbaa denilince akla ilk gelenlerden biri olan Ibrahim Müteferrika
1674 yilinda Macaristan'in Kolojvar sehrinde dogdu. Türkler tarafindan esir
olarak Istanbul'a getirildi. Burada Müslüman oldu ve müteferrikalik yapti. Baska
diller de bilmesinden dolayi baska devletlerle olan müzakere heyetlerinde
bulundu. Geçici bir süre için Türkiye'ye davet edilmis olan Macar beyi Ferenc
Rakoezi'nin hizmetine verildi. Macaristan'daki ögrenimi sirasinda basim ve hak
islerini de ögrendiginden matbaa kurmak istedi ve 1719-1720 yillari arasinda
matbaayi kurmayi basardi.
Matbaaciligi [degistir]Istanbul'da bir basimevi kurmak isteyen Sait Efendi ile
tanistiktan sonra bu matbaa kurmak için çalismalara basladi. Sadrazam Nevsehirli
Damat Ibrahim Pasa onlarin düsüncelerini destekledi. Matbaanin açilmasina ancak
dini olmayan eserler basmak sarti ile izin verildi ve Seyhülislâm Abdullah
Efendi'den dinle ilgili olmayan eserlerin basilabilecegi yönünde bir fetva
alindi. Makina ve Latin alfabesi kaliplari yurtdisindan getirtildi. (Arap
alfabesi kaliplarinin kaynagi ise açik degildir ve Müteferrika tarafindan
yapildigina dair bulgular vardir.[1]) Yalova'da bir kâgit fabrikasi (Kagithane-i
Yalakabad) kuruldu.[2] 16 Aralik 1727 tarihinde matbaa çalismaya basladi[3].
Matbaanin ilk basilan kitabi Vankulu Lügati oldu. Ardindan tarih ve cografyayla
ilgili ve sözlük olan 16 eser daha yayimladi ve toplam eser sayisi 17'yi, cilt
sayisi ise 23'ü buldu.[4]
Ibrahim Müteferrika'nin ölümünden sonra, matbaanin isletme izni Rumeli
kadilarindan Ibrahim Efendi ile Anadolu kadilarindan Ahmed Efendi'ye verilmistir.
Eserleri [degistir]Risâle-i Islamiyye
Vesiletü't-Tibâa
Usûlü'l-Hikem fî Nizâmi'l-Ümem
Füyüzat-i Miknatissiye 1731. Çev: Ibrahim Müteferrika.
Hakkinda Hazirlanmis Eserler [degistir]Ibrahim Müteferrika ya da Ilk Osmanli
Matbaa Serüveni 1726-1746, Orlin Sabev, Yeditepe Yayinevi, 2006, ISBN
97899756480427.
Müteferrika ve Osmanli Matbaasi, Franz Babinger, Çev: Nedret Kuran Burçoglu,
Tarih Vakfi Yurt Yayinlari, Mart 2004, ISBN 979-975-333-179-0.
Ibrahim Müteferrika ve Türk Matbaaciligi, Hüseyin Gazi Topdemir, Kültür
Bakanligi Yayinlari, 2002, ISBN 975-17-2863-0.
Kaynakça [degistir]"Ibrahim Müteferrika".A'dan Z'ye TARIH ANSIKLOPEDISI.(1984).Serhat
Yayinevi.491
1.^ The Republic of Letters and the Levant, Alastair Hamilton, Maurits H. van
den Boogert, Bart Westerweel (2005), isbn = 9004147616. (Ingilizce)
2.^ Türkiye'de Kagidin Tarihçesi, Istanbul Üniversitesi Orman Fakültesi
sitesinden. (Son ulasim 19 Kasim 2007).
3.^ Osmanli Imparatorlugu kronolojisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanligi
sitesinden. (Son ulasim 18 Mart 2008)
4.^ Ibrahim Müteferrika eserlerinin listesi.
Dis baglantilar [degistir]Vikisöz'de
Ibrahim Müteferrika sözleri bulunur.Ibrahim Müteferrika yciogullari, Y. Unat,
Kopernik Kuraminin Türkiye'deki Yansimalari Eylül 2004, Kayseri, Turkiye
Yardimci Doç. Dr. N. Serpil ALTUNTEK'in makalesi
Early Ottoman Printing: The Müteferrika Press.
296. Yorum
->Yazan :
BERSU
->Yorumu: ÇOK GÜZEL BIR SITE TESEKKÜRLER:).
295. Yorum
->Yazan :
okan
->Yorumu: çok faydali bence ben begendim...burdan gümüshaneye selamlar....
294. Yorum
->Yazan :
zehra
->Yorumu: Kurdugunuz bu site hem çok hosuma gitti hemde ödevlerime çok yardimci
oluyor.
293. Yorum
->Yazan :
elif
->Yorumu: cok hos bir site tesekkürler..
292. Yorum
->Yazan :
hilal
->Yorumu: bu site çok güzelmis çoooooooooooooook güzel.
291. Yorum
->Yazan :
serkan yücel
->Yorumu: bu site harika birsey performans ödevinden ögretmen kesin iyi not
vercek.
290. Yorum
->Yazan :
zehra
->Yorumu: bu site cok guzel ben cok beyendim simdi dicegim bu kadar byy.
289. Yorum
->Yazan :
çigdem
->Yorumu: koray ve sude ama ben aradigimi bulamadim ama diger istenilen hersey
var. yani güzel bir site.
288. Yorum
->Yazan :
beyza
->Yorumu: gerçekten çook yararli oldu tsk edrm süperdi sinavdan yüksek alma
umudu ile giricm sinavaTSK :).
287. Yorum
->Yazan :
ebru
->Yorumu: gerçekten samimiyetimle söylüyorum çok güzel olmus.
286. Yorum
->Yazan :
yagmur
->Yorumu: benim isime çok yaradi teskür.
285. Yorum
->Yazan :
k.d
->Yorumu: ewed gerçekten çok güzel bu siteyi kuranlara tesekürler......
284. Yorum
->Yazan :
ali
->Yorumu: çok güzel dir Allhin bizlere olan sevgisi sonsuz dur bizler Allahin
kullariyiz Allahı seviyoruz.
283. Yorum
->Yazan :
fatma
->Yorumu: çok güzel siteeeee çooooooooook begendimmmmmmmm.
282. Yorum
->Yazan :
Doga
:)))))))))))))))))))))
->Yorumu: bu sitede çok oyun var, hangisini oynayacagimi bilemiyorum.
281. Yorum
->Yazan :
orhan
->Yorumu: çok tesekkür ederim sanyenizde 100 alacam.
280. Yorum
->Yazan :
ssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssss
->Yorumu: coq guzel yikemmel otesi tsk :).
279. Yorum
->Yazan :
ebru
->Yorumu: Bu siteyi görünce çok sevindim. Çünkü burada istedigim seyi rahatlikla
bulabiliyorum. Bu siteyi açtiginiz için çok tesekkür ederim..
278. Yorum
->Yazan :
Damla
->Yorumu: Bence çok önemli ve iyi bir site hazirlayanlara çok tesekkür ederim
(Kendi adima).
277. Yorum
->Yazan :
hatun
->Yorumu: vallahi Allah raziolsun yazilima çok yardimci oldu süper bir site
süper.
276. Yorum
->Yazan :
san
->Yorumu: güzel bir site begemdim siirler müthis.
275. Yorum
->Yazan :
firat azakli
->Yorumu: lütfen futbolda gazeteye çikiyim..
274. Yorum
->Yazan :
BETÜL
->Yorumu: ÇOK TESEKURLER ÇOK GÜZEL BIR SITE.
273. Yorum
->Yazan :
halil
->Yorumu: site süper ellerinize saglik en çokta oyunlar :D.
272. Yorum
->Yazan :
esen
->Yorumu: bu sitede çok çalistigim için dersten 100 aldim..
271. Yorum
->Yazan :
silan
->Yorumu: çok güzel bir site açmissiniz.
270. Yorum
->Yazan :
ahat dilek
->Yorumu: bence bu site çok güzel bence herkes bu siteye girsin.
269. Yorum
->Yazan :
Özkan
->Yorumu: Sitede yeni bölümlerin açilmasi hem bizler hemde sizler için çok iyi
olmus. Ingilizce bölümünün açilmasi ben daha bir çok Ingilizce özürlüler için
gayet yararli... Tekrardan Tesekürler.....
268. Yorum
->Yazan :
merve
->Yorumu: bu sitenin adi "muhtesem site" gibi bisey olmaliydi siteniz çok güzel.
267. Yorum
->Yazan :
mikail
->Yorumu: çalistim bütün yazililardan yüz aldim helal olsun.
266. Yorum
->Yazan :
ekin
->Yorumu: çok isime yaradi tesekkürler efenim.
265. Yorum
->Yazan :
haluk
->Yorumu: s.a. ya bn uniwerste 1 ögrencsym sitenizi gezdm we gayet güzl we kolay
hizmet saglayan bi site yapmssiniz öncelkle Allah razi olsun bi onerim war warsa
imkaniniz uniwerste ders notlarida koyablrmsnz ???.
264. Yorum
->Yazan :
ahat dilek
->Yorumu: bu siteyi severek tavsiye ediyorum ben böyle güzel bir site görmedim.
263. Yorum
->Yazan :
kabus
->Yorumu: bu site cok güzel cok yardim etti ödevlerime.
262. Yorum
->Yazan :
samet
->Yorumu: bu siteyi kurdugunuz için tsk. matamatikten 90 aldim
herkese tawsiye ederim:-).
261. Yorum
->Yazan :
mardinli
->Yorumu: Allah bin kere razi olsun..
260. Yorum
->Yazan :
melis
->Yorumu: aradim ve bulmak istedigim seyi bulmak üzereyim :))).
259. Yorum
->Yazan :
cansu
->Yorumu: polis olmak icin kac puan gerekir.
258. Yorum
->Yazan :
METE YESIL
->Yorumu: BENCE ÇOOOOK GÜZEL BU SITEYI KARDESIMDE ÇOK BEGENDI.
257. Yorum
->Yazan :
nurgül kömür
->Yorumu: ben bu siteden hiç ayrilmiyorum çok güzel bir site hazirlayanlardan
Allah razi olsun ...Benbütün arkadaslarimada önerdim çokk tesekürler emegi geçen
her kese
.
256. Yorum
->Yazan :
Ali BaBa
->Yorumu: SITENIZ ÇOK GÜZEL EMEGI GEÇEN HERKESE TESEKKÜRLER..
255. Yorum
->Yazan :
SIVAS
->Yorumu: HARIKA BIR SITE HAZIRLAMISSINIZ...O KADAR DOLU KI NEREYE BAKSANIZ BIR
SEYLER ÖGRENIYOR VE ARADIGINIZ HER SEYI BULABILIYORSUNUZ...EMEGINIZE SAGLIK...KENDI
ADIMA BU KADAR EMEGE VE ÖZENE TESEKKÜR EDERIM....
254. Yorum
->Yazan :
derya
->Yorumu: Bu site çok iyi . Herkese tavsiye ederim.ödevlerime çok yardimci oldu
tesekkürler.
253. Yorum
->Yazan :
Necmettin
->Yorumu: Içerik zenginligi ve düzeni bakimindan ilk kez bir siteyi bu kadar
bepgeniyorum... basarilarinizin devani dilerim elinize saglik... ayrica tsk
ederim....
254. Yorum
->Yazan :
NIHAL
->Yorumu: SÜPER BIR SITE .ISIME YARAYACAK HERSEY VAR BURADA ÇOK SAGULUN.
252. Yorum
->Yazan :
TALEBE
->Yorumu: ELINIZE SAGLIK RASTLADIGIM ÇOK IYI HAZIRLANMIS BIR SITE SAGOLUN......
251. Yorum
->Yazan :
Basak Nur
->Yorumu: Ben bu siteyi beyendim arkadaslarimada önerdim suanada yazili notlarim
çok iyi çook tesekkür ederim...=)=)=)=)=)=)=).
250. Yorum
Yazan :
ZUAA SEDAT
->Yorumu: Yawf aslnda bu steye girme amcim bilgisyar oynlari .d.d
naplim ..ezanda kulai olmuanin namazda gözü yoqtr.. .d.
249. Yorum
->Yazan :
melisa kolcu
->Yorumu: tesekkür ederim...bana çok yardimci oldu..:).
248. Yorum
->Yazan :
MehmeT...
->Yorumu: Valla iyi site güzel arkadaslara her türlü katiliyorm saygilar
tskürler....
247. Yorum
->Yazan :
enes
->Yorumu: site süper gerçekten yazilida çikiyo sorularda tsk.
246. Yorum
->Yazan :
yasin kizilkaya
->Yorumu: Allah razi olsun burdan baktigim sinav sorulari aynisi yazilida çikti
100 aldim sagolun devamli bu sitedeyim artik ....
245. Yorum
->Yazan :
macide
->Yorumu: benim kardesim kayip tekirdag da kayboldu.
244. Yorum
->Yazan :
aysenur
->Yorumu: bencede guzel bir site.....merwe nur harbiden hep 100 mü aliyorsun
sinvdann.....139.maddenn amaci ne hç anlamadm.....
243. Yorum
->Yazan :
mahmut
->Yorumu: çokkk güzel girin tavsiye edyom daha girmedim ama olsun tavsiye edyom
valla hadi güle güle depin.
242. Yorum
->Yazan :
haçam cülli
->Yorumu: bunu cördüm ve begenmisem herkese tavsiye ederim.
241. Yorum
->Yazan :
ezgi
->Yorumu: ellerinizden öpüyorum buarada herkesin yeni yli kutlu osun :D.
240. Yorum
->Yazan :
Merwee Nurr
->Yorumu: Ben bu siteden hertürlü yardim aliyorum ama en çok yazililarda
burada çikan bazi sorular sinavdada çikiti hepsini yaptim ve hep 100 aliyorum
ben size gerçekten çooooook tesekkür ederi.
239. Yorum
->Yazan :
olcay
->Yorumu: çok tsekkür ederiz güzel çalisma elinize saglik.
238. Yorum
->Yazan :
beyza nur
->Yorumu: bu site çooooook güzel herkesin görmesini isterim burasi
çooooooooooooooooooooooook ama çooooooooooooooooooooooook güzele.
237. Yorum
->Yazan :
yildiz
->Yorumu: ben bu siteye daha yeni baktim gerçekten çok güzelmis ömer in dedigi
gibi bende sinavdan 100 aldim herkese tavsiye ediyorum herkesten ve siteyi
kuranlardan çok tesekkür ederim iyi aksamlar.
236. Yorum
->Yazan :
pelin büsra sevde
hilal
->Yorumu: siteniz gerçekten çok güzel ögretmenim çok fazla yararlandik sagolun
8/A sizinle gurur duyuyor :).
235. Yorum
->Yazan :
dogukan
->Yorumu: bence güzel ve bilgili bir sayfa.
234. Yorum
->Yazan : yildiz
->Yorumu: çok süper bu site ya deniz cnm herkeze tavsiye ederim canlarim benim
murat seni tebrik ederim canim ALLAH SIZDEN RAZI OLSUN ÇOK GÜZEL OLMUS EMEGINIZE
SAGLIK.. site yönetmeni sitenizin basarilarinin devamini dilerim. . Tebrikler.
233. Yorum
->Yazan : dilara gezer
->Yorumu: her sinavi olan bu siteye girerse vayyyy bu sitenin halineeeeeee :)))).
232. Yorum
->Yazan :
sssssssssss
->Yorumu: Allah razi olsun ödevim buradan yaptim .tüm engelli arkadaslarimiz
iyilesir insallah.
231. Yorum
->Yazan :
nazlican türkmen
->Yorumu: 139.cu yoruma diyecek yoq tek klimeyle süper yaw..:).
230. Yorum
->Yazan :
k a
->Yorumu: : bu site çok iyi herkese tavsiye ederim..
229. Yorum
->Yazan :
ruken
->Yorumu: bu siteden artik derslerimi basriyle geçecegime inaniyorum ..
228. Yorum
->Yazan :
Ecrin
->Yorumu: Bu siteyi daha yeni ögrendim.Acaba söylediginiz kadar iyimi ?.
227. Yorum
metin: Cografya sinavindan 100 aldim o yyea :D
txtisim:
SElin.
226. Yorum >Yazan:
Eyup
>Yorum:
çok saolun cok yardimci oldunuz :)
.
225. Yorum >Yazan:
enes
>Yorum:
ben de çok sevdim burdan ALANYA YA SELAM
.
224. Yorum >Yazan:
merve
>Yorum:
ya gerçekten yok böyle bi site çook sagolun emegi geçen herkesin ellerine saglik müthis olmus . testler ve konu anlatimlari çok isime yaradi Allah razi olsun
.
223. Yorum >Yazan:
buket
>Yorum:
sitenizi çok begendim valla ödevlerimi yapinca hoca kizcak birsey bulamadi. sagolun xD
.
222. Yorum >Yazan:
pelin
>Yorum:
çooook güzel anlatiyor bu siteler allah raz olsun müslümanlardan türkiyeden böyle siteler çikartiyorlar. Yazan:BIR TÜRKÇE ÖGRETMENI isim vermek istemedim
.
221. Yorum >Yazan:
merve nurr
>Yorum:
bu siteden her türlü yardim aliyorum bana göre çook harika bu site sayesinde bütün yazililarimdan 100 aldim çoook mutluyum çok tesekkür ederim =)
.
220. Yorum >Yazan:
ramazan özkan
>Yorum:
sevgili arkadaslar! Yazarii Baha Rahmi Özen iki adet piyes seyrettim. çok duygulandim. Bütün seyredenlerin agladigini gördüm. eger bu konuda oyun oynayacaksaniz tavsiye ederim
.
219. Yorum >Yazan:
sevcan
>Yorum:
harika bir site, aradigim her sey burda. bu sitenin kurucusundan ve yöneticisinden Allah razi olsun
.
218. Yorum >Yazan:
funda
>Yorum:
ay çoq gzl bi styms özellikle duvar yazilari hrika baldm hepinize tssk ederm
.
217. Yorum >Yazan:
merve
>Yorum:
gercekten guzel bi site begendm yni
.
216. Yorum >Yazan:
aygen
>Yorum:
ya daha yeni gördüm sitenizi a dan z ye hersey var ck begendimmmm eminim ck faydasini görecm emegi gecenlere tesekkürler...
.
215. Yorum >Yazan:
bekir
>Yorum:
ellerinize saglik emege saygi bizim için önemlidir.
.
214. Yorum >Yazan:
elif
>Yorum:
ben skeçte ögretmen rolünü oynamistim ve ben sözlerini söylerken nerdes agladi ve bunu çok begendim
.
213. Yorum >Yazan:
ahmet
>Yorum:
çok guzel olmus elinize saglik
.
212. Yorum >Yazan:
97
>Yorum:
bn trafikten insallah 5 alirim tabikisde siz de alirsiniz 5
.
211. Yorum >Yazan:
emin
>Yorum:
ben bu siteden aradigimi bulamadim ama yinede harika bir site belki diger derslerime yardimci olur bu siteyi açanlara gönülden tebrik edrim:)))))))))))))))
.
210. Yorum >Yazan:
servet akbas
>Yorum:
GERÇEKTEN SÜPER BI SITE BASARILARINIZIN DEWAMINI DILERIM
.
209. Yorum >Yazan:
burcu
>Yorum:
çok güzel tüm dersleri ve tüm konulari rahatça ulasiyoruz tsk herkese
.
208. Yorum >Yazan:
nurtekin
>Yorum:
ey vallah billah tillah ez bulmemiskir
.
207. Yorum >Yazan:
özlem perihan bulut
>Yorum:
bu siteyi kurdugunuz için hepinize çooooook tesekkürler. bize faydasi çok dokunuyor, yapanlarin ellerine saglik. baska sitelerde yaparsaniz memnun oluruz........ ALLAH sizden razi olsun. byyyyyyyyyyyyy...! ...?.
.
206. Yorum >Yazan:
Özkan
>Yorum:
Baylar-Bayanlar site hakketten ,yazimi dogru mu acaba, güzel ve kullanisli. Ise yariyor yani... Bu arada tüm Müslüman ve net aleminin bayrami mübarek olsun...
.
205. Yorum >Yazan:
alp giray karakoc
>Yorum:
tesekkurler ogretmenlerimiz hep bu siteden yazili yapiyorlar. xD xD xD xD Berkay Akca xD xD xD xD
.
204. Yorum >Yazan:
ahmet dogan
>Yorum:
siteniz çok güzel,tebrik ederim,ellerinize saglik.Böyle faydali sitelerin çogalmasi arzumuzdur.Allah kolayliklar versin.sık kullanilanlara ekledim ve bir ögretmen olarak tavsiyede de elbette bulunacagim.
.
203. Yorum >Yazan:
ibrahim
>Yorum:
bu siteden artik derslerimi basriyle geçecegime inaniyorum
.
202. Yorum >Yazan:
vat
>Yorum:
çok canli site arkadaslar begendim ve bayildim
.
201. Yorum >Yazan:
umuthan
>Yorum:
çok tesekkürler vatan millet için çok degerli bilgiler veriyorsunuz sagolun varolun uzun lafa gerek yok
.
200. Yorum >Yazan:
zeynep
>Yorum:
bu siteyi tesadüfen gördüm ve çok sevdim keske daha önceden görseydim bütün arkadaslarimada tavsiye ettim ayrica derslere çoookkk faydali size çookk tesekkürler
.
199. Yorum >Yazan:
Hilal,Pelin,Özkan,Alperen
>Yorum:
Tebrik eder ellerinizden öperiz hocam. Parmaklariniza ve net kotaniza saglik dilerim. Allah Int. kesintisi göstermesin. 8/A sinifi BASARILAR DILER....
.
198. Yorum >Yazan:
ömer
>Yorum:
bu site sayesinde sinavlardan %100 aldim bu siteyi kuranlardan Alah razi olsun
.
197. Yorum >Yazan:
egitim
>Yorum:
Ben ögretmenim. Ögrencilere oldugu gibi bize de çok faydali bir site. Emegi geçenlere tesekkür ederim
.
196. Yorum >Yazan:
zemitaa
>Yorum:
sayfa çok güzel herkes için yararli hatta arkadasima da tavsiye ettim :))
.
196. Yorum >Yazan:
Hasan Hüseyin
>Yorum:
Site çok güzel emegi geçenlere sonsuz tesekkürler.Sizlerden ricam 9.Sinif KIMYA ve birde saglik meslek liselerininde dersleri sorulari ve vb.bilgilerinin de bu sitede yer almasi çok güzel olur.Simdiden çok tesekkür eder saygilar sunarim
.
196. Yorum >Yazan:
ErdeM
>Yorum:
Gercekten site mükemmel bir derecede hazirlanmis emegi geçenlere tesekkür ederm 100 üzerinden puanim 100 .) yani okadar derecede güzel
.
195. Yorum >Yazan:
Özkan
>Yorum:
Site harika.... Bu arada tüm sbs'ye girmis olan arkadaslara iyi puanlar dilerim
.
195. Yorum >Yazan:
isimsiz
>Yorum:
bnde herkeze çok tesekkür ediyorum
.
194. Yorum >Yazan:
karatekin
>Yorum:
elinize emeginize saglik
telif hakkindaki yazinizi okudugumda kul hakkina gösterdigininiz hassasiyet çok samimi geldi.
sayfa sonundaki linkleri görünce sanki bir dostun bahçesinde geziyormusum da haberim yokmus gibi oldu. tesekkürler
.
193. Yorum >Yazan:
burak
>Yorum:
çok tesekkür ediyorm ödevimi fuL bu stedn yaptin eLLeRinize saqLik :)
.
192. Yorum >Yazan:
Tugba 9/dk
>Yorum:
çok tesekkürler bu site için... çok güzellllllllll olmussss......tesekkürrrrr ederimmmm..sagolunnnnnn. elinizeeeeeeeeee....saglikkkkkkkkkkkk :)) :/ =) =>
.
191. Yorum >Yazan:
pinar kasap
>Yorum:
öncelikle siteniz çok güzel biz ögrenciler bu sitede istedigimiz gibi yararlaniyoruz ben bu siteyi sinif arkadaslarima da önerdim onlarda bu siteden çok iyi yararlaniyorlar ve çok güzel oldugunu söylüyorlar.sinavlara bu siteden çalisiyoruz bize bu imkanlari verdiginiz için çok tesekkür ederiz.ellerinize ve emeklerinize çok tesekkür ederiz
.
YORUM OKU
>>>YORUM YAZ<<<
Not:
Yorum Yaz Bölümünden Yazılar Da Gönderebilirsiniz. Yazıyı belgenizden kopyalayıp aşağıdaki
Yorumunuz Kutucuğu'na yapıştırmanız yeterli...
|