|
Yorumlar (1)
.
->Yazan :
edebiyat asigi
->Yorumu:
Sahamettin Kuzucular
Gazavât, Arapça gazve, yani gaza, cenk etmek, nâme Farsça destan manasina
gelmektedir. Arap edebiyatinda "magazi" diye bilinir. Ordunun akinlarini,
savaslari, kahramanliklari, zaferleri anlatilan düz yazi ya da siir biçiminde
anlatilir. Gazanâme olarak da bilinir.
Hz. Peygamberin hayati ve savaslarini konu edinen Siyer kitaplari, Müslüman
askerlerin kahramanlik duygularini artiran gaza ve fetih hikâyeleri zamanla bu
konuda yeni bir tarih yaziciliginin dogmasina neden olmustur. Bu eserlerden
gazavât-nâmeler, bilhassa Osmanli dönemi için oldukça önemli kaynaklardir.
Islam Tarihçiligi, "Siyer" ve "Megâzî" yaziciligi ile baslamistir. Müslümanlarin,
Hz. Peygamberin yasantisini, savaslarini ve diger davranislarini bilmek ve
muhafaza etmek düsünceleri, "Siyer" ilminin dogmasini saglamistir1.
Müslümanlarin kahramanlik duygularini gelistirmek ve onlari her an savasa hazir
hale getirmek düsüncesi ile de "Megâzî" kitaplarinin yazildigi bilinmektedir.
Osmanli tarih yaziciliginin önemli bir bölümünü teskil eden Gazavât-nâmeler
üzerine derinlemesine bir çalisma yapilamamistir. Mevcut olanlar disinda daha
bir çok gazâ-nâmeler bulundugu düsünülmektedir. Bunlar arsinda, sefere çikistan
itibaren, karargâhin kurulusuna kadar geçilen yollari varilan menzilleri,
günleri ve saatlerine kadar tespit eden, savasin basladigi andan sonra meydana
gelen hücumlari ve savunmalari bütün detaylarina kadar açiklayan, nihayet silah
ve malzeme miktarlarini bile belirten önemli eserler bulundugu gibi, olaylari
geçistiren bir tarzda hikâye eden, verdikleri bilgiler bakimindan hiçbir deger
tasimayan eserlerin de bulundugu bilinmektedir.
Osmanli tarih yaziciliginda önemli bir tür olan "Gazavât-nâme" ler, esas itibari
ile, bir padisah devrini anlatan ya da genis olarak "Tevârîh-i Âl-i Osman"
tipinde eserlerdir. Bunlar, bazen kroniklerle birlikte de degerlendirilirler.
Osmanli tarihlerinin bazilari hilkatten (Hz. Adem'in yaratilisi) , bazilari da
Osmanli hanedaninin ortaya çikisindan ve bazilari da belli bir devreye ait
eserler olmakla beraber; edebî eserler arasinda, belli basli gazalari tasvir
edenler de bulunmaktadir. Ahmedî'nin Iskendernâme'si, Taslicali Yahya Bey'in
Usűl-nâme'si bu tür eserlerdir. Bununla beraber, yukarda da deginildigi gibi
gazâ-nâme veya zafernâme adini tasiyan eserler de vardir ki bunlar, büyük bir
tarih kitabinin degisik bölümlerinden olusmaktadir. Bunlar, bazen ayri bir cilt
teskil ettigi için bu eserlere böyle bir ad verilmis olmasinin dogal oldugu
kadar, daha sonra müstensihler tarafindan da isimlendirilmis olabilmektedir.(
TÜRK TARIHININ KAYNAKLARINDAN OLAN BAZI MENAKIBNAME VE GAZAVATNAMELER HAKKINDA
Yrd. Doç. Dr. Ismail Hakki MERCAN-Balikesir Ün. Fen-Ed. Fakültesi Tarih Bölümü
Ögr. Üyesi –Alinti Adresi-sbe.balikesir.edu.tr/dergi/edergi/ )
Gazavatname Türk edebiyatinda, ordunun akinlarini, savaslari, kahramanliklari,
zaferleri nesirGaza name de denen bu tür, manzum ya da mensur yazilabilir. Bir
kurala bagli degildir anlatim sekli. Ilk örnekleri seklinde anlatan eserler;
gaza name olarask da adlandirilabilir.
Türk edebiyatinda ilk gazavatname örnekleri Memluk Sultani Berkuk zamaninda Kadi
Darîr Türkçe siyer kitabi yazmistir.
Osmanli ve Germiyan sahasinda ise ilk örnekler 15. yüzyilda Ahmedi, Zaifi ve
Sabit gibi sairler tarafindan verilmistir. Ilk örneklerinin 15. yüzyilda
verilmesini Prof. dr. Mine Mengi; bu yüzyilda Osmanli imparatorlugunun
fetihlerinin hiz kazanmasiyla açiklar. Ayrica türün en yetkin örnekleri 16.
yüzyilda Mihaloglu Ali Bey Rumeli’deki akinlarini anlatan Gazavatname ile
verilmistir. Ali bey'in akinlarini anlatan bu Gazavatname Agah Sirri Levend
tarafindan incelenerek yayimlanmistir.
Islam edebiyatinda bu tür eserlerin en ünlüsü Vakidi’nin Kitab-ül-Megazi’sidir.
Bu eserler muayyen devirlere ait hadiseleri ayrintili bir tarzda anlatmalari
dolayisiyla tarihçilerin çalismalarina kaynak teskil etmektedir.
Türk edebiyatinda ilk gazavatname örnekleri 15. yüzyilda yazilmaya basladi. On
altinci yüzyildan itibaren bu tür eserlerin yaziminda büyük bir artis görüldü.
Gaza namelerde düsmanla yapilan tek bir muharebe, gazavatnamelerde ise birçok
muharebeye yer verilmektedir. Gazavatnameler konulari itibariyle üç bölüme
ayrilirlar:
1. Padisahlardan birinin hayatini ve zamanindaki seferlerle belli basli olaylari
tasvir eden manzum ve mensur eserler: Selimnameler ve Süleymannameler gibi.
2 Vezirlerden veya ünlü komutanlardan birinin savaslarini konu edinen
gazavatnameler: Barbaros Hayreddin Pasa,
Barbaros Hayreddin Pasa Köprülü Fazil Ahmed Pasa, Tiryaki Hasan Pasa ve
Özdemiroglu Osman Pasanin seferlerini anlatan gazavatnameler bu türdendir.
3. Belli bir seferi yahut bir kalenin alinmasini tasvir eden gaza nameler:
Tiryaki Hasan Pasa Kanije savunmasiyla meshur, Osmanli kumandani. 1530 senesinde
dogdu. Enderun'da yetistikten sonra, Sultan Üçüncü Murad’in sehzadeliginde
Manisa’ya gönderildi. Onun bas muhasipligini yapti.
Oruç Bey’in ele geçemeyen bir GAZAVATNAMDEN aldigi tahmin edilen bir
Gazavatname metninden örnek.
Oruç Beg'in "Tevârîh-i Âl-i 'Osmân"inin bilinen en mufassal nüshasinda bu bilgi,
Za'îfî'ninkinden daha da ayrintili olarak yer alir. Müellif burada Koca Hizir'in
ve Bahâdir'in isimlerini zikrettikten sonra, Za'îfî'deki rivâyetin aksine
Bahâdir'in o esnâda sehîd edildigini, krali attan düsürenin ise "Timurtas"
adinda baska bir Osmanli yigidi oldugunu ifâde ederek söyle der: "Kirâl kendü
alayindan çikub yalińuz at saldi, ya'nî bahâdirluk göstere. Kudret-i Hakk, hemân-kim
alayindan çikdi, bir bahâdur yaya-bâsi vardi, hem adi "Bahâdur" idi, Geliboli'da
olurdi, bir yüksek yirden gözler-imis; kirâli gördi, bildi, hemân-dem dere
basindan at saldi. Kirâluń üstine Rüstem-vâr irüb kirâli süńüyle urdi ve illâ
atindan yikamadi, ol arâda Bahâdur'i sehîd eylediler. Iki gazi dahî irüb
Bahâdur'i urani öldürdiler, ânuń ardinca bir yigit irdi "Timűr-tâs" adlu, irüb
kirâluń atini çaldi, sińirledi, kirâl atindan yikildi. Bir-kaç yeńi-çerî hâzirdi,
çaldilar, meger "Koca Hizir" dirlerdi, bir yaya-bâsi vardi, ol arâda hâzirdi,
kudret âńa nasîb itmisdi, irüb kirâluń bâsini hemân-dem Sultân Murâd'a getürüb:
"Sultân'umuń hemîse düsmaninuń bâsi ati ayagi altinda galatân olsun!" diyű
Sultân Murâd öńinde bâsi yuvaladi: "Hemîse düsmenler bâsi eyle olsun!" diyű.
Sultân Murâd gördi, kirâl leskerinden bir kâfir bulub getürüb bâsi gösterdiler,
ol kâfir ol bâsi görüb agladi: "Kirâl kendüdür!" didi, ândan bildiler. Bâsi
görüb, Sultân Murâd yüz göge tutub Hakk Te'âlâ'ya çok sükrler eyledi."( Oruç bin
Âdil el-Edirnevî, "Tevârîh-i Âl-i 'Osmân", Yapi Kredi Sermet Çifter Ars. Ktp. nr.:
773, vr. 71b-72b. )
(144 4 Varna Savasi “Edirne-Segedin Antlasmasi'nin Ihlâli ve Varna
Savasi'nin Özeti: Savas basladiginda önce Haçli ordusunun siddetli saldirisi
sonucu Osmanli ordusunda bir panik havasi ortaya çikti. Haçli ordulari zirhliydi
ve daha az kayip veriyorlardi. Bu durum Osmanli ordusunu zor durumda birakiyordu.
János Hunyadi ordusunu disiplinli bir sekilde yönetmekteydi. Osmanli ordusunun
yenilme belirtileri göstermesi üzerine Macar Krali I. Ulászló, savasin
basarisini tamamen Hunyadi'ye birakmamak için yerinden ayrilarak savasa katildi.
Osmanli ordusu merkeze dogru saldiran Haçli ordusunu geri çekmek için yanlara
dogru açildi ve ortada kalan Haçli ordusu bu sekilde Osmanli ordusunun siddetli
saldirilari sonucu yenilgiye ugradi.
I. Ulászló savas sirasinda basina aldigi bir balta darbesi sonucunu yasamini
yitirdi. Ölen kralin basini yeniçeriler II. Murat'a getirdiler. II. Murat ölen
kralin basini yeminini bozdugu Edirne-Segedin Antlasmasinin yaninda teshir
ettirdi. II. Murat tam imha stratejisini kuvvetlerinin çok yipranmamasi için iki
kademe olarak düzen yaptigi Kosova Savasina tasimistir. Tam sonucu da elinde sag
kalan tecrübeli komutanlarla bu savasta almistir. )
Gazavât-nâme Çesitleri
1. Islam büyüklerini konu eden Gazavât-nâmeler.
2. Padisahlari ve onlarin zamaninda yapilan savaslari ve belli basli olaylari
konu eden manzummansur Gazavât-nâme. Süleymannâme veya Selim-nâme de denir. ve
3. Ünlü komutanlari ya da vezirleri konu eden Gazavât-nâmeler.
4. Sefer veya zaptedilen yerleri konu alan Gazavât-nâmeler.
Ayrica Türk Edebiyati'nde kirki manzum olmak üzere ikiyüz elliden fazla gazavât-nâme
mevcuttur.
Gazavât-nâmeler tarih için büyük önem tasimaktadir. Çünkü belli bir döneme isik
tuttugundan ve ayrintili olarak islediginden dolayi arastirma için niteliklidir.
Kaynakça
Dr. Engin Yilmaz - Türk Dünya Arastirmalari - Sayi 118 - Subat 1999
Gazavat-i Sultan Murad b. Mehemmed Han'da Cümle ,Yeter TORUN / Yüksek Lisans
Tezi/ CÜ./Adana
Dursun Fakih’in Gazavatnâmesi (Ankara 1964).
Gazavat-i Sultan Murad B.mehemmed Han; Izladi Ve Varna Savalari (1443-1444)
Üzerinde Anonim Gazavatname, Halil Inalcik, Mevlüt Oguz
Osmanli Devletinde gerilemenin baslamasi ve büyük zaferlerin kesilmesi ile
gazavatnamelerin yazilmasinda da bir azalma görüldü. En son yazilan
gazavatnameler 1853 Kirim Seferi ile 1897 Yunan Harbine aittir. Edebiyatimizda
kirki manzum olmak üzere 250 kadar gazavatname tesbit olunmustur. Bunlar
içerisinde tarih ve dil açisindan en önemlileri sunlardir:
BAZI GAZAVATNAMELER
Gazavât-i Sultan Murad b. Mehemmed Hân: Izladi ve Varna (1443-44) Târih-i Ebü'1-Feth:
Tursun Bey (Fatih dönemini içeren eseridir) Mahrűsa-i Fetli-i Kostantiniyye: Tâc-zâde
Ca'fer Çelebi , Feth-i Kostantiniyye: Imam-zâde Mehmed Es'ad, Sükrî-i
Bitlîsî'nin Selîm-nâmesi, Üsküplü Ishak Çelebi'nin Selîmnâmesi, Kalkandelen'li
Sücűdî'nin Selîm-nâmesi, Kesfî'nin Selîm-nâmesi,
Gazavat-i Sultan Murad Han (Yazari belli degil), Gazaname-i Rum (Kasifi),
Gazavat-i Hayreddin Pasa (Seyyid Murad), Gazavat-i Gazi Hasan Pasa (Çakeri
Ismail), Gazavat-i Hüseyin Pasa (Hüseyin Resmi) ve Gazavat-i Sultan Süleyman Han
(Yazari belli degil). XV. Suzi Çelebi, “Mihailoglu Ali Bey’in
Gazalari(15 bin beyitlik Gazavatname) (1455-1523) Zaifi Gazavatnamesi, Sabit
Gazavatnamesi, Kâsîfi’nin Gazaname-i Ru.
>>>YORUM YAZ<<<
Not:
Yorum Yaz Bölümünden Yazılar Da Gönderebilirsiniz. Yazıyı belgenizden kopyalayıp aşağıdaki
Yorumunuz Kutucuğu'na yapıştırmanız yeterli...
|