...Sayfa Yükleniyor...

>>>Lütfen Bekleyin<<<

SİTE İLE İLGİLİ BİLGİ

...Yükleniyor...

EĞİTİM ÖĞRETİM

Konu Anlatımlı Dersler
Soru Bankası Testler
Yazılı Soruları Yazılı Arşivi
Belirli Gün ve Haftalar
Tiyatrolar,Skeçler,Piyesler
Atasözleri ve Özellikleri
Çeşitli Yazılar
Çocuk Eğitimi
Çocuk Oyunları, Oyunlar
Çocuk Şarkıları, Şarkılar
Destanlar Ve Özellikleri
Dil Kültür İlişkisi
Enler Bölüm Bölüm
Güzel Sözler,Özdeyişler
Hazır Cevaplar
Hikayelerden Seçmeler
İl İlçe Türkiye Tanıtımı
İlginç Eğlenceli Bilgiler
İlkler Bölüm Bölüm
İsimler Ve Anlamları
Kitap Özetleri
Masallardan Seçmeler
Ninni Ninni Ninniler
Pratik Bilgiler
Roman Özetleri
Sayışmaca - Sayışmacalar
Şiirler, Şiir Koleksiyonu
Türküler Türkülerimiz
Tekerleme - Tekerlemeler
Yazar ve Şairlerin Hayatı
Devamını Göster>>>

KONU ANLATIMLI DERSLER

YAZILI SORULARI

SORU BANKASI TEST SORULARI

KİTAP HİKAYE ŞİİR ROMAN

SÖZLÜKLER

Özel Arama

EĞLENCELİ KOMİK YAZILAR

YEMEK TARİFLERİ BESLENME VE MUTFAK

DİNİM İSLAM İSLAMİYET

BİLGİSAYAR OYUNLARI

HAYATIN İÇİNDEN BİLGİLER

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN GEREKLİ BİLGİLER

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

Sitemizde Şimdilik 87.451 Yazı 3.896 Dosya Bulunmaktadır.

Bilgiyelpazesi.Net Ana Sayfası Bu Yazıyı İndir Sık Kullanılanlara Ekle
 

Geri Dönüş Yolu: eğitim öğretim ile ilgili belgeler > Destanlar, Destanlarımız, Özellikleri, Türk Destanları

ŞU DESTANI, ÖZELLİKLERİ (DESTANLAR, DESTANLARIMIZ, ÖZELLİKLERİ, TÜRK DESTANLARI)

 

Büyük İskender'i durduran bir Türk boyunun destanı

 

ŞU destanını da Kaşgarlı Mahmud'un ünlü eseri Divanü Lûgat-it Türk'ten öğreniyoruz. Şu, bir Saka Türk hükümdarıdır. M.Ö. 4. yüzyılda hüküm sürmüştür. Alp Er Tunga destanı gibi Şu destanı da 11. yüzyıla kadar Türkler arasında dilden dile söylenegelmiş, besbelli kopuz çalan ozanların başlıca konularından biri olmuş ve 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud'un kalemiyle yazılı edebiyata geçirilmiştir.

 

Kaşgarlı Mahmud bu destanı, eserinin 'Türkmen' maddesinde bu Türk boyuna niçin bu adın verildiğini açıklamak için anlatıyor. Arapça olacak yazdığı bu destan parçasında Büyük İskender'in adı, Arapların dediği gibi, "Zülkarneyn" olarak geçmektedir.

 

ŞU, genç ama kudretli bir hükümdardı. Başkent Balasagun'daki muhteşem sarayında oturur, dört bucaktan gelen elçileri, değerli armağanları kabul eder, ülkesini güçlü ordusu ile korur, bilge danışmanları ile yönetirdi. Sarayının önünde ordu beğleri için günde 360 növbet vurulurdu. Başkentin yakınındaki büyük Şu Kalesi'ni o yaptırmıştı.

 

Şu destanı İskender'in ordusu ile Semerkand'ı geçip Türk illerine yöneldiği zaman bazı Türk boylarının doğuya çekildiğini, bazılarının (bilgi yelpazesi.net) ise İskender'e karşı koyduğunu ve İskender'in onlarla barış yapmak zorunda kaldığını anlatıyor. Ayrıca, Kalaç, Türkmen gibi bazı Türk boylarının bu adlan nasıl aldıklarını bildiriyor.

 

 

Divanü Lûgat-it Türk'te yer alan Şu Destanı'nın özeti aşağıdadır.

 

İskender Semerkand'ı geçmiş, Türklerin illerini almaya geliyordu. Hakan Şu, Balasagun yakınındaki kalesinde bir şey yapmadan oturuyor, kimseye bir şey söylemiyordu. Bazı küçük devletler gibi doğuya çekilmemişti. Savaşa da hazır görünmüyordu.

 

Beğler hakanın huzuruna çıkıp sordular: "-İskender yaklaştı, onunla savaşacak mıyız, buyruğun nedir?"

 

Beğlerin bildiğini hakan bilmesin olmazdı. Ama hakanın bildiğini beğler bilmiyordu. O, 40 kumandanını öncü olarak Hücend Irmağı kıyılarına göndermişti bile. Bunlar gizlice gittikleri için beğlerin haberi olmamıştı. Hakan asıl haberi bunlardan bekliyordu. Onun için gönlü rahattı ve beğlerinin sorusunu anlamazlıktan geldi. O şimdi gümüş havuzunda yüzen kazları, ördekleri seyrediyordu. Bu seyyar gümüş havuzu her gittiği yere götürür, konakladığı yerde su ile doldurur, kuğuları, ördekleri yüzdürürdü. Beğlerinin yüzüne bakmadan, havuzdaki kazları, ördekleri gösterdi ve:

 

"-Şunlara bakın, ne güzel yüzüyor, ne güzel dalıyorlar değil mi?" dedi.

 

Beğler şaşakaldılar. Yüreklerine od düştü. Hakanın savaşmak yahut çekilmek için tedbir almadığını sanarak çok üzüldüler.

 

O sırada İskender Hücend suyunu geçmişti. Hakan Şu'nun adamları hızlı bir haberci ile durumu bildirdiler. Bunun üzerine Şu davullar çaldırarak hareket edileceğini duyurdu. Bu da şaşkınlık yarattı. Çabuk hareket edilmesi emredildiği için herkes bulabildiği ata bindi, alabildiği eşyayı aldı ve gece yarısı yola koyuldular.

 

Şu, sabah olunca, uygun gördüğü bir düzlükte "Dur!" emrini verdi. Oraya çadırlar kuruldu ve ordu düzene sokuldu.

 

Şu ve ordusu geceleyin doğuya hareket ettiği zaman 22 kişi binek bulamadıkları için oldukları yerde, aileleriyle birlikte kalmışlardı. Bunlar arasında Kınık, Yıva, Eymür... ve başkaları vardı ki, Oğuz boyları bunlardan doğacaktı.

 

Kalaçlar ve Türkmenler 22 kişi "Kalalım mı yahut gidelim mi?" diye düşünürlerken, yanlarına iki kişi daha geldi ve böylece 24 kişi (aile) oldular. Bunlar biraz uzaktan geliyorlardı. Eşyalarını sırtlarında taşıdıkları için yorgun idiler. Kalıp kalmamak konusunu onlarla da konuştular.

 

İskender'in gelip geçici olduğu, buradan gelip geçeceği, ama kendilerinin yurtlarında kalacakları fikri benimsendi. 22'ler yeni gelenlere:

 

"-Kalaç!" dediler.

 

Bu, (kalın, bekleyin) anlamında bir söz idi. Bundan sonra onlara hep "Kalaç" denildi. "Kalacı" olarak anılan iki kabile de onların soyundandır.

 

İskender geldi. O, 22 kişiyi görünce bunların uzun saçlı, Türk kıyafetli olduklarını görünce, kimseden bilgi almadan:

"Türk mânend" dedi.

 

Bu sözün anlamı "Türk'e benziyor" idi. O günden sonra bunlara Türk mânend, Türkçe'deki söylenişiyle Türkmen denildi. Türkmenler aslında 24 boydur. Fakat Kalaç boyu olan iki boy bazı şeylerle bunlardan ayrılmışlardır. Bu iki boy bunlardan sayılmaz. İşte Türkmenler'in aslı budur.

 

İskender, 24'lerin düşündüğü gibi gelip geçici idi. Türkmenler yurtlarında kalmış oluyorlardı. Ama Hakan Şu, ordusunu alıp Çin'e doğru ilerledi ve İskender'i peşinden sürükledi. Uygur sınırına yaklaşınca, Şu, yer ve zamanın uygun olduğuna karar vererek, ordusunun bir kısmını ayırdı ve bunları İskender'in öncü birlikleriyle vuruşmaya gönderdi.

 

Kanlı Altınlar

 

İskender'in ordusuyla vuruşmak için ayrılanların hepsi gençti. Bunu gören vezir hakana şöyle dedi:

 

"-Kağanım, İskender'le savaşmak için hep gençleri ayırdın. Onların yanında savaş tecrübesi olan yaşlı biri de bulunsa iyi olur."

 

Hakan 'çok yaşlı' anlamına gelen: "-Üge?" dedi "Evet" diye cevap verdi vezir.

 

Gençlerle bir yaşlı adam da gönderildi.

 

İskender de bir öncü birliği göndermişti. Türkler bir gece baskını yaparak İskender'in bu birliğini bozguna uğrattılar. Bu vuruşmada bir Türk genci İskender'in erlerinden birini kılıçla ikiye bölmüştü. Ölen askerin belinde altın dolu bir kemer vardı. Kemer kılıç darbesiyle parçalanınca altınlar kana bulanarak döküldü. Ertesi gün Türk askerleri kanlı altınları (bilgi yelpazesi.net) görünce "Altın, kan!" dediler. Sonra bu sözler orada bulunan büyük bir dağa ad olarak verildi. Bugün o dağın adı Altın Han'dır.

 

Bu savaştan sonra İskender Türk hükümdarı ile barıştı. Uygur şehirlerini o yaptı ve bir süre oralarda kaldı.

 

İskender çekilip gidince Şu döndü. Balasagun'a gelip, şimdi "Şu" denilen şehri yaptı. Oraya bir de tılsım koydurdu ki, bu tılsım yüzünden onu kimse aşıp gidemez. Leylekler bile şehrin karşısına kadar gelir ve onu geçemezler. Bu tılsım bugüne kadar sürüp gitmiştir.

 

DESTANLAR, DESTANLARIMIZ, ÖZELLİKLERİ, TÜRK DESTANLARI
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<


EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VARSA AŞAĞIDAKİ "Yorum Yaz" kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar (HenüzYorumYapılmamış)

.

>Yazan: ...
>Yorum:
... .

>>>YORUM YAZ<<<
Not: Yorum Yaz Bölümünden Yazılar Da Gönderebilirsiniz. Yazıyı belgenizden kopyalayıp
aşağıdaki
Yorumunuz Kutucuğu'na yapıştırmanız yeterli...

 Adınız:
 Yorumunuz :


Yorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçin
ve
delete tuşuna basın...

 


Eklediğiniz yorumlar/yazılar onaylandıktan sonra siteye eklenecektir.

 E Mail
(Zorunlu Değil):



Bilgiyelpazesi.Net Ana Sayfası Bu Yazıyı İndir Sık Kullanılanlara Ekle

<<<TELİF HAKKI KONUSU (ALTTAKİ KAYAN YAZI) LÜTFEN OKUYUNUZ !.>>>>

...Değerli Ziyaretçilerimiz... Sitemizde sizler için hazırladığımız binlerce yazı bulunmaktadır... Hassas davranmamıza karşın gözümüzden kaçan bazı yazılar telif hakkıyla korunuyor olabilir... Telif Hakkıyla korunan yazılarla karşılaşırsanız (KAYNAK GÖSTERMENİZ ŞARTIYLA) yazıların altındaki YORUM YAZ kısmına bildirmenizi rica ederiz... Bu tür yazılar derhal siteden kaldırılacaktır... Saygılarımızla ... Bilgiyelpazesi Ekibi...


SİTEDEKİ KİŞİ SAYISI


Toplam:

SİTEMİZE KİM NEREDEN GELMİŞ HANGİ SAYFADA GEZİNİYOR



Bilgiyelpazesi Net

Sayfanızı Da Tanıtın

Eğitim ve Ögretim Ödev

Zirve100 Sayac
V9 Navigasyon      

BUGÜN EN ÇOK ZİYARET EDİLEN İLK 10 SAYFA