...Sayfa Yükleniyor...

>>>Lütfen Bekleyin<<<

SİTE İLE İLGİLİ BİLGİ

...Yükleniyor...

EĞİTİM ÖĞRETİM

Konu Anlatımlı Dersler
Soru Bankası Testler
Yazılı Soruları Yazılı Arşivi
Belirli Gün ve Haftalar
Tiyatrolar,Skeçler,Piyesler
Atasözleri ve Özellikleri
Çeşitli Yazılar
Çocuk Eğitimi
Çocuk Oyunları, Oyunlar
Çocuk Şarkıları, Şarkılar
Destanlar Ve Özellikleri
Dil Kültür İlişkisi
Enler Bölüm Bölüm
Güzel Sözler,Özdeyişler
Hazır Cevaplar
Hikayelerden Seçmeler
İl İlçe Türkiye Tanıtımı
İlginç Eğlenceli Bilgiler
İlkler Bölüm Bölüm
İsimler Ve Anlamları
Kitap Özetleri
Masallardan Seçmeler
Ninni Ninni Ninniler
Pratik Bilgiler
Roman Özetleri
Sayışmaca - Sayışmacalar
Şiirler, Şiir Koleksiyonu
Türküler Türkülerimiz
Tekerleme - Tekerlemeler
Yazar ve Şairlerin Hayatı
Devamını Göster>>>

KONU ANLATIMLI DERSLER

YAZILI SORULARI

SORU BANKASI TEST SORULARI

KİTAP HİKAYE ŞİİR ROMAN

SÖZLÜKLER

Özel Arama

EĞLENCELİ KOMİK YAZILAR

YEMEK TARİFLERİ BESLENME VE MUTFAK

DİNİM İSLAM İSLAMİYET

BİLGİSAYAR OYUNLARI

HAYATIN İÇİNDEN BİLGİLER

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN GEREKLİ BİLGİLER

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

Sitemizde Şimdilik 87.451 Yazı 3.896 Dosya Bulunmaktadır.

Bilgiyelpazesi.Net Ana Sayfası Bu Yazıyı İndir Sık Kullanılanlara Ekle
 

Geri Dönüş Yolu: Dinim İslam, İslamiyet, İslami Yazılar > peygamberimiz hz muhammed mustafa'nın sünneti (sav)

PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED MUSTAFA (SAV) KİŞİSEL BAKIMINI NASIL YAPARDI? (PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED MUSTAFA'NIN SÜNNETİ (SAV))

 

Saçları

 

Yazılı vesikalara göre Hz. Peygamber, ustura tıraşlı değil, uzun saçlıdır. Saç biçimi ise, uzunluk kısalık durumuna göre, üç şekil arzetmektedir. En kısa şekli kulak yumuşağına kadar olup, en uzun şekli de omuzlarına dokunacak derecede olandır ki, her durum için üç ayrı tabir kullanılmıştır. Kısadan uzuna doğru, kaynaklardaki ifadeler şöyledir:

 

Kulak yumuşaklarına kadar olan haline "vefre", kulak yumuşağını biraz geçene "limme", omuzlarına dokunacak kadar olan haline de "cümme" denmiştir. Rivayetler arasındaki değişiklik ise son derece normaldir. Her ravi, kendi gördüğü andaki halini anlatmış olacağına göre, rivayetler arasındaki farklılığı, bir çelişki olarak değerlendirmemek gerekecektir.

 

Hz. Peygamber'in saç tarama şekline gelince: İbn Abbas (ra)'ın rivayetinden anlaşıldığına göre, Hz. Peygamber döneminde Hicaz bölgesinde iki türlü saç tarama biçimi yaygındı. Ehl-i Kitab olanlar, kaküllerini önlerine düz tararlardı. O günün putperestleri ise perçemlerini ortadan ikiye ayırarak yanlara bırakırlardı.

 

Yeni bir model getirme yoluna gitmemişler; başlangıçta Ehl-i Kitab'ın uygulamasını benimseyerek, onlar gibi perçemlerini önüne düz taramışlar; Hicaz bölgesinde putperestliğin kökü kazınıp toplumda taraftarı kalmayınca, bu defa da, saçlarını önden ikiye ayırarak sağ sola bırakır olmuşlardır.

 

Saç Bakımı

 

Peygamber Efendimiz, saç bakımı hususunda, umumi bir tavsiyede bulunmuşlardır: "Kim saç bırakmışsa, onun bakımına dikkat etsin.", " Saçı olan, saçına ikram etsin."

 

İslami kaynaklar, Hz. Peygamber'in daima yanlarında bulundurdukları bazı zatî eşyalarını da kaydetmişlerdir. Bunlar; tarak, ayna, misvak, kürdan, makas, sürmedan gibi eşyalardır.

 

Peygamber Efendimiz, üst-baş temizliğine son derece dikkat ettiği gibi, üstlerinin başlarının tertipli olmasına da o ölçüde itina gösterirlerdi.

 

Üst başın tertipli olmasını ve buna titizlik gösterilmesini isteyen Peygamber Efendimiz, sadece süslenmekle vakit geçirmeyi ise hoş karşılamamışlar; şık ve sade olmakla, süslenmeyi bir meşgale haline getirmeyi birbirinden ayırmışlardır.

 

Bize ulaşan bilgilerden anlaşılacağı üzere, Rasûlullah Efendimiz'in mübarek saçları ve sakal-ı şerifleri, göze batacak kadar ağarmamıştı. Esasen, Kainatın Efendisi'nin vücut yapılarında, son nefeslerine kadar bir değişiklik husule gelmemiştir: İhtiyarlık belirtileri, diş dökülmesi, az görme, yavaş işitme, saç dökülmesi, sakal ağarması, ve benzer arızi durumlar, O'nda görülmemiştir.

 

Mevcut metinlere göre, ak düşen yerler; sakal başları, yani gözle kulak arasındaki favori yerleri, alt dudakla çene arasındaki bölge ile saçlarının dağınık yerlerinde olup, sakal-ı şeriflerindekilerin sayısı, saçlarındakinden fazla idi. Bunlar da, karşıdan fark edilecek cinsten değildi. Ağarmaya yol açan sebepler ise, yine kendilerince şöyle izah edilmektedir: "Benim saçımı sakalımı, Hûd ve benzeri sûrelerdeki âyet-i kerimeler ağarttı."

 

Peygamber Efendimiz, saç boyası kullanmamışlar; ancak başlarını zaman zaman zeytinyağı ile yağlamışlardır. Yağı başlarına sürdükten sonra, sarıklarına bulaşmaması için, sarığın altına bir tülbend koyarlardı. Bu tülbend, yağın fazlasını emer ve sarıklarını yağlanmaktan korurdu.

 

İbn Sa'd'ın kaydettiği bir vesikadan anlaşıldığına göre, Hz. Peygamber, başlarını, sidr ağacı yaprağının kaynatılmasıyla elde edilen bir karışımla yıkardı. Müminlerin annesi Ümmü Seleme (ra) başta olmak üzere, ashab-ı kiramdan pek çoğu, Hz. Peygamber'in mübarek saçlarını ve sakal-ı şeriflerinin kıllarını, teberrüken saklamışlardır.  Bunların, bir kutsal miras ciddiyetiyle, nesilden nesile intikal ettiğini de biliyoruz.

 

Güzel Koku Sürünmeleri

 

Hz. Âişe (ra), Rasûlullah Efendimiz'in giyim kuşamı ve kılık kıyafeti ile birinci derecede ilgilenen güzide hanımlarındandı. Kendisi, hayatının her safhasında Rasûlullah Efendimiz'i, "bulabildiği en güzel kokular" sürerek giydirirdi.

 

Peygamber Efendimiz, yanında "sükke" tabir edilen bir koku bulundurur ve gerektikçe ondan sürünürdü. Özellikle yolculuklarında birlikte götürülmesi mutad olan eşyaları arasında bir de "koku şişesi" yer almaktadır. Hz. Peygamber'in güzel koku ile ilgili davranışlarından biri de, O'nun ikram edilen kokuyu reddetmemesi idi.

 

"Zira koku, külfetsiz bir ikramdır!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 320; Ebû Davud ve Nesaî).

 

"Dünyada bana, kadın ve güzel koku sevdirildi; namaz da, gözümün nuru kılındı." (Nesaî, VII,61,62; İbn Sa'd, 1, 398; el-Hakim, el-Müstedrek).

 

Peygamber Efendimiz sokağa çıktıkları zaman, kokularının o kendine has güzelliği ile çevredeki insanlar tarafından hemen farkedilirdi. Bu durumu, Enes b. Malik (ra) şöyle ifade etmektedir: "Rasûlullah Efendimiz Medine sokaklarının birinden geçtiğinde O'nun misk gibi kokusu hemen sezildiğinden, halk, o yoldan Hz. Peygamber'in geçtiğini söylerdi. Bizler, Peygamber Efendimiz'in gelişini, kokusunun güzelliğinden anlardık." (İbn Sad, Tabakat, 398-399; Mecme'uz-Zevaid, VIII, 282; el-Metalib'ül-Âliye, IV,25; Behcet'ül-Mehafil, II, 254).

 

Gözlerine Sürme Çekmesi

 

Peygamber Efendimiz, hıfzısıhha dediğimiz koruyucu hekimliğe son derece önem verirlerdi: Saçlarını yağlaması, dişlerini misvakla temizlemesi, gözüne sürme çekmesi, suyu dinlene dinlene içmesi, fazla kireçli ve kalitesiz suları içmeyip Medine dışındaki pınar ve kuyulardan içme suyu getirtmesi, yediği gıdaların vücut ihtiyaçlarına göre ayarlanması ve daha pek çok tatbikatı, hep sıhhati korumak için almış olduğu tedbirlerdendi.

 

Hz. Peygamber, sürmeyi, gece yatacağı zaman kullanırlardı. Yatmadan önce, üç defa sağ gözlerine, üç defa sol gözlerine çekerler; ondan sonra yataklarına girerlerdi. Gerek sürmeyi kullanma zamanı, gerek sürmenin faydalarına dair bilgilerden, sürmenin, süslenmek için değil, gözün sıhhatini korumak için kullanıldığı anlaşılıyor.

 

İbn Abbas rivayet ediyor:

 

Peygamber Efendimiz: "Gözlerinizi ismid ile sürmeleyiniz. Zira ismid ile sürmelemek göze cila verir ve kirpik bitirir." buyurmuşlardır. İbn Abbas der ki: "Hatta Rasûlullah Efendimiz'in bir sürmedanı olup, her gece yatmadan önce bu sürmedandan üç kere sağ gözlerine, üç kere de sol gözlerine sürme çekerlerdi."

 

Prof. Dr. Ali Yardım

 

PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED MUSTAFA'NIN SÜNNETİ (SAV)
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VARSA AŞAĞIDAKİ "Yorum Yaz" kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar (2)

.

>Yazan: SU PERISI
>Yorum:
AYNEN BEN DE SENIN GIBI BU YAZIN KURAN KURSUNA GIDECEM . INSALLAH SENIN IÇINDE BENIM IÇINDE FAYDALI OLUR. .

>Yazan: isimsiz
>Yorum:
çooooooooooooooooooooooooook güzel yazin isallah kuran kursuna gitcem.

>>>YORUM YAZ<<<
Not: Yorum Yaz Bölümünden Yazılar Da Gönderebilirsiniz. Yazıyı belgenizden kopyalayıp
aşağıdaki
Yorumunuz Kutucuğu'na yapıştırmanız yeterli...

 Adınız:
 Yorumunuz :


Yorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçin
ve
delete tuşuna basın...

 


Eklediğiniz yorumlar/yazılar onaylandıktan sonra siteye eklenecektir.

 E Mail
(Zorunlu Değil):



Bilgiyelpazesi.Net Ana Sayfası Bu Yazıyı İndir Sık Kullanılanlara Ekle

<<<TELİF HAKKI KONUSU (ALTTAKİ KAYAN YAZI) LÜTFEN OKUYUNUZ !.>>>>

...Değerli Ziyaretçilerimiz... Sitemizde sizler için hazırladığımız binlerce yazı bulunmaktadır... Hassas davranmamıza karşın gözümüzden kaçan bazı yazılar telif hakkıyla korunuyor olabilir... Telif Hakkıyla korunan yazılarla karşılaşırsanız (KAYNAK GÖSTERMENİZ ŞARTIYLA) yazıların altındaki YORUM YAZ kısmına bildirmenizi rica ederiz... Bu tür yazılar derhal siteden kaldırılacaktır... Saygılarımızla ... Bilgiyelpazesi Ekibi...


SİTEDEKİ KİŞİ SAYISI


Toplam:

SİTEMİZE KİM NEREDEN GELMİŞ HANGİ KONUYU ARAŞTIRIYOR



Bilgiyelpazesi Net

Sayfanızı Da Tanıtın

Eğitim ve Ögretim Ödev

Zirve100 Sayac
V9 Navigasyon      

BUGÜN EN ÇOK ZİYARET EDİLEN İLK 10 KONU VE YAZI