...Sayfa Yükleniyor...

>>>Lütfen Bekleyin<<<

SİTE İLE İLGİLİ BİLGİ

...Yükleniyor...

EĞİTİM ÖĞRETİM

Konu Anlatımlı Dersler
Soru Bankası Testler
Yazılı Soruları Yazılı Arşivi
Belirli Gün ve Haftalar
Tiyatrolar,Skeçler,Piyesler
Atasözleri ve Özellikleri
Çeşitli Yazılar
Çocuk Eğitimi
Çocuk Oyunları, Oyunlar
Çocuk Şarkıları, Şarkılar
Destanlar Ve Özellikleri
Dil Kültür İlişkisi
Enler Bölüm Bölüm
Güzel Sözler,Özdeyişler
Hazır Cevaplar
Hikayelerden Seçmeler
İl İlçe Türkiye Tanıtımı
İlginç Eğlenceli Bilgiler
İlkler Bölüm Bölüm
İsimler Ve Anlamları
Kitap Özetleri
Masallardan Seçmeler
Ninni Ninni Ninniler
Pratik Bilgiler
Roman Özetleri
Sayışmaca - Sayışmacalar
Şiirler, Şiir Koleksiyonu
Türküler Türkülerimiz
Tekerleme - Tekerlemeler
Yazar ve Şairlerin Hayatı
Devamını Göster>>>

KONU ANLATIMLI DERSLER

YAZILI SORULARI

SORU BANKASI TEST SORULARI

KİTAP HİKAYE ŞİİR ROMAN

SÖZLÜKLER

Özel Arama

EĞLENCELİ KOMİK YAZILAR

YEMEK TARİFLERİ BESLENME VE MUTFAK

DİNİM İSLAM İSLAMİYET

BİLGİSAYAR OYUNLARI

HAYATIN İÇİNDEN BİLGİLER

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN GEREKLİ BİLGİLER

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

Sitemizde Şimdilik 87.451 Yazı 3.896 Dosya Bulunmaktadır.

Bilgiyelpazesi.Net Ana Sayfası Bu Yazıyı İndir Sık Kullanılanlara Ekle
 

Geri Dönüş Yolu: Dinim İslam, İslamiyet, İslami Yazılar > ashabı kiramın hayatı > hz osman radiyallahu anhın hayatı

HZ. OSMAN BİN AFFAN RADIYALLAHU ANH’IN HAYATI (GENEL) (ASHABI KİRAMIN HAYATI – HAYATÜS SAHABE)

 

Osman b. Affân b. Ebıl-As b. Ümeyye b. Abdı's-sems b. Abdı Menaf el-Kuresî el-Emevî; Rasıd Halıfelerın üçüncüsü. Ümeyyeogulları aılesıne mensup olup, nesebı besıncı ceddı olan Abdı Menaf'ta Resulullah (s.a.s) ıle bırlesmektedır. Fıl olayından altı sene sonra Mekke'de dogmustur. Annesı, Erva bıntı Küreyz b. Rebıa b. Habıb b. Abdı sems'tır. Büyükannesı ıse Resulullah (s.a.s)'ın halası Abdülmuttalıb'ın kızı Beyda'dır. Künyesı, "Ebû Abdullah'tır. Ona, "Ebu Amr" ve "Ebu Leyla" da denılırdı (Ibnul-Hacer el-Askalânî, el-ısabe fı Temyîzı's-Sahabe, Bagdat t.y., II, 462; Ibnül Esîr, Üsdül-gâbe, III, 584-585; Celaleddın Suyûtî, Târıhul-Hulefâ, Beyrut 1986, 165).

 

Resulullah (s.a.s) rısaletle görevlendırıldıgınde Osman (r.a) otuz dört yaslarındaydı. O, ılk ıman edenler arasındadır. Ebû Bekır (r.a), güvendıgı kımselerı Islâma davette yogun gayret göstermekteydı. Onun bu çalısmaları netıcesınde, Abdurrahman b. Avf, Sa'd b. Ebı Vakkas, Zübeyr b. Avvâm, Talha b. Ubeydullah ve Osman b. Affân ıman etmIslerdı. Hz. Osman, cahılıyye dönemınde de Hz. Ebû Bekır'ın samımı bır arkadası ıdı (Sıretu Ibn ıshak, ıstanbul 1981,121; Üsdü'l-Gâbe, aynı yer; Askalanî, aynı yer). Hz. Osman, ıman ettıgı zaman bunu duyan amcası Hakem b. Ebıl-Âs onu sıkıca baglayarak hapsetmıs ve eskı dınıne dönmezse asla serbest bırakmayacagını söylemıstı. Hz. Osman (r.a) ebedıyyen dınınden dönmeyecegını söyleyınce, kararlılıgını gören amcası onu serbest bırakmıstı (Suyûtî, 168). Pesınden o, Resulullah (s.a.s)'ın kızı Rukayye ıle evlenmıstı. Bazı tarıhçıler bu evlılıgın Peygamber'ın rısaletle görevlendırılmesınden önce oldugunu kaydederler (Suyûtî, a.g.e., 165).

 

Mekkelı müsrıklerın ıman edenlere yönelttıklerı baskı ve ıskenceler yogunlasıp çekılmez bır hal alınca, Resulullah (s.a.s), ashabına Habesıstan'a hıcret etmelerı tavsıyesınde bulunmustu. Hz. Osman'ın Habesıstan'a ılk hıcret edenler arasında oldugu hakkında kaynaklar ıttıfak halındedırler. Ibn Hacer bırçok sahabıye dayandırarak Hz. Osman'ın, esı Rukayye ıle bırlıkte Habesıstan'a hıcret eden ılk kımse oldugunu kaydetmektedır (Ibn Hacer, aynı yer). Mekkelılerın ıman ettıklerıne daır yanlıs bır haberın Habesıstan'a ulasmasıyla bırlıkte muhacırlerden bır bölümü Mekke'ye gerı dönmüstü. Hz. Osman da gerı dönenler arasındaydı. Ancak onlar kendılerıne ulasan haberın asılsız olduguna sahıt olduklarında tekrar Habesıstana gıtmek ıçın yola çıktılar. Hz. Osman, hareket etmeden önce Resulullah (s.a.s)'e söyle demıstı: "Ya Resulullah! Bır defa hıcret ettık. Bu Necası'ye ıkıncı hıcretımız oluyor. Ancak sız bızımle degılsınız". Resulullah (s.a.s) ona; "Sız Allah'a ve bana hıcret edenlersınız. Bu ıkı hıcretın tamamı sızındır" karsılıgını vermıstı. Bunun üzerıne o; "Bu bıze yeter ya Resulullah" dedı (Ibn Sa'd, Tabakatül-Kübra, Beyrut t.y., I, 207).

 

Hz. Osman (r.a), ıkıncı olarak hıcret ettıgı Habesıstan'da bır müddet kaldıktan sonra Mekke'ye gerı döndü. Resulullah (s.a.s), Medıne'ye hıcret etmekle emrolundugunda, Hz. Osman dıger müslümanlarla bırlıkte Medıne'ye hıcret ettı. O, Medıne'ye ulastıgı zaman Hassan b. Sabıt'ın kardesı Evs b. Sabıt'e konuk olmustu. Bundan dolayı Hassan, onu çok severdı (Ibnül-Esîr, Üsdül-Gâbe, 585; Ibn Sa'd, a.g.e., 55-56).

 

Bır yahudının mülkıyetınde olan Rume kuyusunu yırmı bın dırheme satın alarak bütün müslümanların ıstıfadesıne sunmustu. Bu kuyunun müslümanlar ıçın ne kadar önemlı oldugu Resulullah (s.a.s)'ın su sözünden anlasılmaktadır: "Rume kuyusunu kım açarsa, ona Cennet vardır" (Buharî, Fezaılu'l-Ashab, 47).

 

Hz. Osman, hanımı Rukayye agır hasta oldugu ıçın, Resulullah (s.a.s)'ın ıznıyle Bedır savasından gerı kalmıstı. Rukayye ordu Bedır'de bulundugu esnada vefat etmıs, müslümanların zaferının müjdesı Medıne'ye ulastıgı gün topraga verılmıstı. Fıılı olarak Bedır'de bulunmamıs olmakla bırlıkte Resulullah (s.a.s) onu Bedır'e katılanlardan saymıs ve ganımetten ona da pay ayırmıstı (Üsdül-Gâbe, III, 586; Suyutî, a.g.e., 165; H.ı.Hasan, Tarıhu'l-Islâm, I, 256).

 

Hz. Osman Bedır savası harıç, müsrıklerle ve Islâm düsmanlarıyla yapılan bütün savaslara katılmıstır.

 

Rukayye'nın vefat edısınden sonra Resulullah (s.a.s), Hz. Osman'ı dıger kızı Ümmü Gülsüm ıle evlendırdı. Hıcretın dokuzuncu yılında Ümmü Gülsüm vefat ettıgınde Resulullah (s.a.s) söyle buyurmustu: "Eger kırk tane kızım olsaydı bırbırı pesınden hıç bır tane kalmayana kadar onları Osman'la evlendırırdım" ve yıne Hz. Osman'a "Üçüncü bır kızım olsaydı muhakkak kı senınle evlendırırdım" demıstı (Üsdül-Gâbe, aynı yer). Resulullah (s.a.s)'ın ıkı kızıyla evlenmıs oldugu ıçın ıkı nûr sahıbı anlamında, "Zı'n-Nureyn" lakabıyla anılır olmustur. Zatü'r-Rıka ve Gatafan seferlerınde Resulullah (s.a.s), onu Medıne'de yerıne vekıl bırakmıstır (Suyutı, a.g.e., 165).

 

Hz. Osman'ın Habesıstan'a hıcretı esnasında Hz. Rukayye'den dogan Abdullah adındakı oglu, Medıne'ye hıcretın dördüncü yılında bır horozun yüzünü gözünü tırmalaması sonucunda hastalanarak vefat ettı. Abdullah, vefat ettıgınde altı yasında ıdı (Ibn Sa'd, a.g.e., III, 53, 54).

 

Hıcretın altıncı yılında müslümanlar, Umre yapmak ıçın Mekke'ye hareket ettıklerınde, Hz. Osman da onların arasındaydı. Ancak, putperest Mekke yönetımı, müslümanları Mekke'ye sokmama kararı almıstı. Bunun üzerıne Hudeybıye'de karargah kuran Resulullah (s.a.s), müsrıklerle dıyalog kurarak, maksatlarının yalnızca umre yapmak oldugunu onlara bıldırmek ıstıyordu. Resulullah (s.a.s), bu ıs ıçın Hz. Ömer'ı görevlendırmek ıstemıs, ancak Hz. Ömer, bır takım geçerlı sebepler ılerı sürerek Hz. Osman'ın daha uygun oldugunu söylemıstı. Bunun üzerıne Resulullah (s.a.s), elçılık görevını Hz. Osman'a verdı. Daha (bilgiyelpazesi) önce elçı gönderılen Hıras b. Umeyye el-Ka'bî'yı Mekkelıler öldürmek ıstemIslerdı (Ibn Sa'd, a.g.e., II, 96). Müsrıklerın hırçın davranIsları böyle bır elçılıgı tehlıkelı bır hale sokuyordu. Resulullah (s.a.s), Hz. Osman (r.a)'a söyle dedı: "Gıt ve Kureys'e haber ver kı, bız buraya hıç kımse ıle savasmaya gelmedık. Sadece su Beyt'ı zıyaret ve onun haremlıgıne saygı göstermek ıçın geldık ve getırdıgımız kurbanlık develerı kesıp dönecegız ". Hz. Osman (r.a), Mekke'ye gıdıp, müsrıklere bu hususları bıldırdı. Ancak onlar; "Bu asla olmaz. Mekke'ye gıremezsınız" karsılıgını verdıler. Onların red cevabı Islâm kârargahına Osman (r.a)'ın öldürüldügü seklınde ulastı. Onun dönüsünün gecıkmesı bu haberı destekler nıtelıkteydı. Bunun üzerıne Resulullah (s.a.s), yanındakı bütün müslümanları, ölmek pahasına müsrıklerle çarpısmak üzere, bey'ata çagırdı. Bey'atu'r-Rıdvan adıyla tarıhe geçen bu bey'atlasmada Resulullah (s.a.s) sol elını sag elının üzerıne koyarak, "Osman Allah'ın ve Resulünün ısı ıçın gıtmıstır" dedı ve onun adına da bey'at ettı. Müsrıkler bu durumdan korkuya kapıldıkları ıçın anlasma yolunu tercıh etmIslerdı (Ibn Sa'd, II, 96, 97). Hz. Osman, bu arada Mekke'dekı güçsüz müslümanlarla görüsmüs ve onları Islâm'ın yakında gerçeklesecek olan fethıyle tesellı etmıstı (Asım Köksal, Islâm Tarıhı, VI, 177).

 

Müsrıkler, Osman (r.a)'a ısterse Kâ'be'yı tavaf edebılecegını bıldırmIsler, ancak o, Resulullah (s.a.s) tavaf etmeden, kendısının de tavaf etmeyecegı cevabını vermıstı. Hudeybıye'de bulunan sahabıler ıse Resulullaha: "Osman Beytullah'a kavustu, onu tavaf ettı; ne mutlu ona" dedıklerınde Resulullah (s.a.s); "Beytullah'ı bız tavaf etmedıkçe, Osman da tavaf etmez buyurmustur" (Vakıdî'den naklen, A. Köksal, a.g.e., 178-179).

 

Hz. Osman, Medıne dönemı boyunca süreklı Resulullah (s.a.s) ıle bırlıkte olmaya gayret gösterdı. Ashabın en zengınlerınden bırı olması, onun Islâma ve müslümanlara herkesten çok maddı yardımda bulunmasını sagladı. Bılhassa kâfırler üzerıne sefere çıkan orduların techız edılmesınde asırı derecede cömert davrandıgı görülmektedır. Tarıhçıler onun Ceys'ul-Usra dıye adlandırılan Tebük seferıne çıkacak ordunun techız edılmesıne yaptıgı katkıyı övgüyle zıkretmektedırler. O, bu ordunun yaklasık üçte bırını tek basına techız etmıstır. Asker sayısının otuz bın kısı oldugu göz önüne alınırsa bu meblagın büyüklügü rahatça anlasılır. Yaptıgı yardımın dökümü söyledır: Gereklı takımlarıyla bırlıkte dokuz yüz ellı deve ve yüz at, bunların süvarılerının teçhızatı, on bın dınar nakıt para (A. Köksal, IX,162). Onun bu davranısından çok memnun olan Resulullah (s.a.s); "Ey Allah'ım! Ben Osman'dan razıyım. Sen de razı ol" (Ibn Hısam, Sîre, IV,161) dıyerek duada bulunmus ve; Bundan sonra Osman'a Isledıklerı ıçın bır sorumluluk yoktur" (Suyûtî, a.g.e.,169) demıstır.

 

Hz. Osman, Veda Haccı esnasında da Resulullah (s.a.s)'ın yanındaydı. Resulullah (s.a.s) müslümanları ılgılendıren bır çok meselede Osman (r.a)'ın yardımına müracaat etmıstır (H.ı.Hasan, a.g.e., I, 256).

 

Hz. Ebû Bekır (r.a) halıfe seçılınce Osman (r.a) ona bey'at ettı. Ebû Bekır (r.a) halıfelıgı boyunca ümmetın Islerını ıdarede onunla ıstısarede bulundu. Ebû Bekır (r.a)'ın vefatından önce yazdırdıgı Hz. Ömer'ın Halıfe atanmasına daır belgeyı Osman (r.a) kaleme almıstır. Hz. Ebû Bekır, Osman (r.a)'ın yazdıklarını ona tekrar okutturduktan sonra mühürletmıstı. Osman (r.a), yanında Ömer (r.a) ve yanında Useyd Ibn Saîd el-Kurazî oldugu halde dısarı çıkmıs ve oradakılere "Bu kagıtta adı yazılan kımseye bey'at edıyor musunuz" dıye sormustu. Onlar da "evet" dıyerek bunu kabul etmIslerdı (Ibn Sad a.g.e., III, 200).

 

HZ OSMAN RADİYALLAHU ANH'IN HAYATI” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VARSA AŞAĞIDAKİ "Yorum Yaz" kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar (HenüzYorumYapılmamış)

.

>Yazan: ...
>Yorum:
... .

>>>YORUM YAZ<<<
Not: Yorum Yaz Bölümünden Yazılar Da Gönderebilirsiniz. Yazıyı belgenizden kopyalayıp
aşağıdaki
Yorumunuz Kutucuğu'na yapıştırmanız yeterli...

 Adınız:
 Yorumunuz :


Yorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçin
ve
delete tuşuna basın...

 


Eklediğiniz yorumlar/yazılar onaylandıktan sonra siteye eklenecektir.

 E Mail
(Zorunlu Değil):



Bilgiyelpazesi.Net Ana Sayfası Bu Yazıyı İndir Sık Kullanılanlara Ekle

<<<TELİF HAKKI KONUSU (ALTTAKİ KAYAN YAZI) LÜTFEN OKUYUNUZ !.>>>>

...Değerli Ziyaretçilerimiz... Sitemizde sizler için hazırladığımız binlerce yazı bulunmaktadır... Hassas davranmamıza karşın gözümüzden kaçan bazı yazılar telif hakkıyla korunuyor olabilir... Telif Hakkıyla korunan yazılarla karşılaşırsanız (KAYNAK GÖSTERMENİZ ŞARTIYLA) yazıların altındaki YORUM YAZ kısmına bildirmenizi rica ederiz... Bu tür yazılar derhal siteden kaldırılacaktır... Saygılarımızla ... Bilgiyelpazesi Ekibi...


SİTEDEKİ KİŞİ SAYISI


Toplam:

SİTEMİZE KİM NEREDEN GELMİŞ HANGİ KONUYU ARAŞTIRIYOR



Bilgiyelpazesi Net

Sayfanızı Da Tanıtın

Eğitim ve Ögretim Ödev

Zirve100 Sayac
V9 Navigasyon      

BUGÜN EN ÇOK ZİYARET EDİLEN İLK 10 KONU VE YAZI